19.11.2017

Alın IMF’ye Verdiğiniz Borçları Geri!

Son zamanlarda yeniden bir dış borçlanma olacağı gündemimizde. Olası mı? Hem de oldukça olası. Nereden başlayayım hangi birini anlatayım bilemiyorum. En iyisi IMF meselesinden başlayayım. Sayın Cumhurbaşkanımız “IMF’ye borcu sıfırladık, şimdi borç verecek duruma geldik” demişti ya. Hah işte o iş öyle değil. Daha doğrusu dış borç IMF’den ibaret değil.
***
Ne ki bu IMF, neden bu kadar önemli? Bugün 188 üye ülkesi bulunan IMF, Temmuz 1944´te, ABD´nin New Hampshire Eyaleti´nde bir Birleşmiş Milletler toplantısında, 1930´ların büyük bunalımının tekrarını önleyecek bir ekonomik işbirliği amacıyla kuruldu. IMF’ye üye ülkeden gelen borç talebi üzerine, çoğu zaman bir düzenleme ve anlaşma çerçevesinde kredi veriliyor. Bu anlaşmalarda ülkenin ödemeler dengesindeki sorunları çözmek için uygulamayı kabul ettiği belirli politikalar ve tedbirler yer alıyor. İşin özeti budur. 

***
Türkiye ile IMF arasında bugüne kadar 19 stand-by anlaşması imzalandı.  Son anlaşma 2005’te Ak Parti iktidarı döneminde imzalandı. AK Parti, 2008 yılında ise IMF ile stand-by anlaşması yapmama kararı aldı. Ve 2013 itibarı ile borcu sıfırlandı. Türkiye, bu tarihten önceki 10 yılda IMF´ye toplam 23,5 milyar dolar ödemişti.  Türkiye, IMF’ye olan borcun bitmesinden sonra yeni bir stand-by anlaşması olmasa bile tüm üye ülkelerin tabi olduğu IV. madde “Konsültasyon Çalışmaları” her yıl yapılıyor. Buraya kadar tamam. Peki, “dış borç” bitti mi? Bu kadar mıydı yani? Tabi ki hayır.

***
Türkiye'nin brüt dış borç stoku, Mart sonu itibarıyla 412,4 milyar dolar, net dış borç stoku ise 266,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Hazine Müsteşarlığı, 31 Mart itibarıyla brüt ve net dış borç stoku, Hazine garantili dış borç stoku ve kamu net borç stoku verilerini açıkladı. Bu dönemde Türkiye'nin brüt dış borç stoku, 412,4 milyar dolar oldu, stokun milli gelire oranı %49,1 olarak hesaplandı.
Türkiye'nin net dış borç stoku da mart sonu itibarıyla 266,7 milyar dolar olarak gerçekleşti, stokun milli gelire oranı %31,7 olarak kaydedildi. İlk çeyrekte dış borç stokunun milli gelire oranı ise %31,7 ile 2003 üçüncü çeyrekten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Öte yandan, aynı dönemde Hazine garantili dış borç stoku 12,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kamu net borç stoku, bu dönemde 232,1 milyar liralık hacme ulaşırken, stokun milli gelire oranı %8,7 olarak belirlendi.

Nakit açığı %300’ün üzerinde. Hazine nakit açığının %300’ün üzerinde artması üzerine 2017 yılının bütçesinde %5 le sınırlandırılan borçlanma artış limiti aynı oranla yeniden artmış. Ben demiyorum hazine müsteşarlığı diyor. Yeniden dış borçlanmaya başvurulacak diyor özetle. Diyor ki “Hazine Nakit Gerçekleşmeleri verilerine göre, hazine nakit açığı bu yılın (2017) ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre (2016‘nın ilk dokuz ayı) %320 artışla, 7 milyar 220 milyon liradan 30 milyar 317 milyon liraya tırmandı.”

***

Eyvah! Nasıl bir yılda bu kadar arttı? Dış borç stoku son 15 yılın zirvesinde. IMF’ye de borç bitti ise biz kime ya da nerelere ve nasıl borçlanıyoruz? Nasıl ödeyeceğiz? Hani dünya ülkesi olmuştuk? Hani her şey bir kenara ama ekonomiye laf ettirmiyordu bunlar. Hemen şu IMF’ye verdiğimiz borcu mu istesek acaba!!!

***
Arkadaş Türkiye’nin geliri giderini karşılamıyor ki bu da haliyle borçlanmayı beraberinde getiriyor. Kredi notun düşmüş yatırım yok, mülteci sorunun var ki akıllara zarar bir rakama ulaştı. Bu kadar insanın elbet ülkeye ciddi bir maliyeti var. Türk lirası dolar karşısında değer kaybediyor. Buraya dikkat. Dış borç yabancı para bazında olur. Yani dolar değer kazandıkça dış borç azalmaz artar! Şu iyimserlik masallarına inanmayın artık. “Alın-verin ekonomiye can verin” diyerek geldi. Aldık verdik, maksat ekonomiye can suyu olsun. “Dolarını bozdurmayan haindir teröristtir” dedi. Haydaaa! IMF’ye borç verecek kadar kalkındık neden hala cebimizdeki parayı istiyor ki? Hadi onu da geçtik, doları olan bozdurdu olmayan zaten garibim yokuna senet mi yapsın? Şimdi de yastık altındaki altınlarınızı verin diyor! Fe suphanallah! Yahu sarayın zekâtını versen iç borcun kalmaz, dış borcunu da yarılarsın. Ne altını? Altın sarayın tuvaletindeki musluklar onları bozdursana! Elbette mübalağa ediyorum konuyu dağıtmayayım.

***
Nereye bu dış borç diyorduk. Şöyle bir araştırayım dedim. Yok. Doğru dürüst bilgi yok. Kime borçluyuz neden borçlandık belli değil. 2014 e ait birtakım veriler var ama 2017 ye ait ben bulamadım. 2014 verileri şöyle; Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcunun alacaklı ülke dağılımı ve dolar bazında tutarı şöyle: Birleşik Krallık 21.651.587.476, Almanya 17.847.777.658, ABD 17.026.263.852, Hollanda 14.344.070.822, Bahreyn 12.528.693.949, Lüksemburg 10.505.841.950, Fransa 7.016.852.800, Avusturya 5.759.933.142, Belçika 3.229.722.809, Malta 3.114.954.176

***
Eyyyy Almanya mı desem, eyyy ABD mi desem ne desem bilemedim. Şöyle de bir not düşmek isterim. Kamu harcamaları çok önemli bir konudur. Kamu maliyesi iyi hesaplanmazsa bugün size bol keseden dağıtılan paralar on yıl sonra çocuklarınıza ekonomik kriz olarak geri döner. O yüzden saray gideri de dahi her türlü gider ve maliyet uzun vadede bize kriz olarak geri dönecektir. Günü kurtarmak için avucunuza tutuşturulan üç beş kurşun dahi hesabını sorun. Nereden geliyor bu değirmenin suyu diye. Kamu harcaması yüzünden gelen kriz kamu harcaması kısıtlanarak çözülmeye çalışılır hep. Kısır bir döngü anlayacağınız.

***
Örnek vereyim, hükümet bakanlıklara bütçeler ayırıyor ve atıyorum çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığına parayı veriyor ve bunu dağıt diyor. Bakanlık bunu iş-kurlar vasıtası ile dağıtıyor. Vatandaş diyor ki “oh iyi geldi bu para dardaydım zaten” iyi de kaynağı ne bu paranın? Bunu sorgulayın! Bunu sorgulamazsanız bugün verdiği üç kuruş on yıl sonra %40 MTV zammı olarak geri döner ve bugün kaşıkla verileni yarın kepçeyle alır. Yetmez gibi bir de ezcümle cihana borçlanırsınız. Beş-on yılda bir kriz geçirmekten bıktık artık değil mi? Biz vatandaşlık görevimizi yapıp bütün bunları hesaplamak ve sorgulamak zorundayız. Bu bizim asli vazifemiz. Bu dış borçlanmaların sebebi hükümete sorulmayan hesaplardır unutmayın.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Tunahan Keskin1 ay önce
çok kıymetli bir çalışma tebrik ederim.