19.07.2018

Sen Nasıl İstersen Sultanım!

Yıl 2012. O zaman başbakan olan Sayın Erdoğan, Kütahya Zafer Havaalanı açılışında konuşuyor. “Ecdadımızın at sırtında gittiği her yere biz de gideriz, her yerle biz de ilgileniriz ama bunlar televizyon ekranındaki ecdadımızı zannediyorum o 'Muhteşem Yüzyıl' belgeselindeki gibi tanıyor. Bizim öyle bir ecdadımız yok. Biz öyle bir Kanuni tanımadık. Biz öyle bir Sultan Süleyman tanımadık. Onun ömrünün 30 yılı at sırtında geçti. Sarayda o gördüğünüz dizilerdeki gibi geçmedi. Bunu çok iyi bilmeniz, anlamamız lazım. Ve ben o dizilerin yönetmenlerini de o televizyonun sahiplerini de milletimizin huzurunda kınıyorum. Ve bu konuda da ilgilileri uyarmamıza rağmen yargının da gerekli kararı vermesini bekliyorum.”
***
Aradan yıllaaaaar yıllar geçiyor. Yıl 2017 ve bu kez Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı. Düzce’de halkla buluşuyor ve gençlere tarihi bilmenin önemini anlatıyor. Diyor ki “Şunu unutmayın gençler biz 18.000 kilometrekarelik bir vatandan 780.000 kilometrekareye geldik. Neydik ne olduk bunu da bilelim, tarihimizi de bilelim. Payitaht'ı izliyorsunuz değil mi orada görüyorsunuz." Payitaht, Sultan Abdülhamid’in hayatını anlatan bir televizyon dizisi. Dizi ile ilgili bir fikrim yok izlemedim. Zira Osmanlı tarihini ve yahut padişahların hayatını dizilerden izleyip öğrenmek pek de tarzım değil.
***
Ecdadımızı dizilerden mi öğreneceğiz? Cumhurbaşkanı gençlere tarihi bilip bilmediklerini sormak için bir diziyi takip edip etmediklerini soruyor! Yani diyor ki şimdiden sonra izleyin izlemiyorsanız bile. Olur, sultanım sen nasıl istersen, tarihi dizilerden, matematiği de millete attığınız kazıkların hesabını yaparken öğreniriz. Coğrafyayı tam öğreniyoruz ki bir bakıyoruz ecdadımızın türbesi Süleyman Şah yer değiştirmiş, güvenli bir yere taşınmış. Tam onu da öğrendik derken Ege’de eskiden bizim olan 18 ada bir baktık Yunanistan’ın olmuş. Kıbrıs’ın coğrafik konumu aynı da demografik sıkıntılar var. Yahu 15 yıldır nerden öğrendiğimizi boş verin de, bildiğimizi de değiştirdiniz.
***
 Asıl konuya dönecek olursak iki eleştirim var bu konuda, birincisi tarih öğretmeye teşvik için televizyon dizilerine referans olunmaz. Olunmamalı! Bu tarihe hakarettir. İkincisi işinin gücünün arsında bir ülke cumhurbaşkanının oturup dizi izliyor olmasının sebebinin,  iyi niyetli düşünüp tarih bilmemesi olmadığını varsayıyorum. O halde bu dizi özellikle işaret edildiğine göre senaryo siparişle yazılıyor olabilir mi? Elbette olabilir zira  bu garip değil. Hollywood da bunu yapar. Hatta öyle ki sadece siyaset de değil ülkelerin pazarlama sektörleri de bunu yapar. Özellikle turizm pazarlamasından dizi film-mekânları turist çekmeye yönelik kullanılır ve turistik bölgelerde çekilir. Burada eleştirdiğim kısım bu pazarlama kanalını kullanırken tarih ile oynanması ve padişahların malzeme ediliyor olması.
***
Bu arada Sayın Erdoğan nedendir bilmem Abdülhamid ile özdeşleştiriliyor bazı kesimler tarafından. Buna kendi de inanmış sanırım ki diziye sempati duymuş. Neo-Osmanlıcı bir politika izlediklerini de düşünürsek pekte garip değil. Sultan Abdülhamid hakkında pek teferruatlı bilgim yok, diziyi izlemedi ya belki ondandır(!) Fakat Abdülhamid denince, o zamanlar Osmanlı toprağı olan Filistin’i satın almak isteyen İsrail’e verdiği şu cevap aklıma gelir “Eğer Sayın Herzl sizinle benimle olduğunuz kadar dostsa ona bu konuda başka girişimde bulunmamasını telkin ediniz. Bir adımlık toprak bile satamam, zira bu topraklar bana değil, milletime aittir. Milletim bu imparatorluğu savaşarak ve kanıyla sulayarak kazandı. Bizden ancak kanla koparılabilir… Yahudiler milyarlarını saklasınlar. İmparatorluk bölüşüldüğünde Filistin’i bedavaya alabilirler. Ancak cesedimiz paylaşılabilir canlıyken parça koparılmasını kabul etmeyeceğim”
***
İnsan düşünmeden edemiyor, Mavi Marmara şehitlerinin dava hakkını dahi İsrail’e tazminat karşılığı tabiri caizse satıp(!) İsrail’e tarihin en muazzam cevabını veren Abdülhamit ile kendini özdeşleştirmeyi nasıl başarmış? Hakkını yemeyeyim o da bir kere Davos’ta “one munite” demişti. Hoş onu da modoretöre demişti ya neyse. Konu nereden nereye geldi. Hülasa-i kelam demem o ki Tarihi dizilerden örenmeyin. Hele hele şu dönemde hiç izlemeyin. Senaryoyu tarihçiler değil siyasetçiler yazıyor. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.