13.12.2018

Zehirlenmek İstemiyoruz!

Kavacık Köyü halkının isyanı bu. Edirne, Uzunköprü-Keşan güzergahında, Uzunköprü’ye 7 ila 8 kilometre mesafede, geçimini tarım ve haycancılık ile sağlayan bir köy. Kavacık köyü.

 

Köy halkı bu günlerde oldukça endişeli. Köylerine yapılması planlanan organize sanayi bölgesi onların sadece geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığı yok etmekle kalmayacak.
Havaya, tarım alanlarına, cevizliklere zarar verecek. Hayvancılık için mera bırakmayacak, köyün ve tarım alanlarının su kaynağı olan Kavacık Göleti'ni kirletecek, alanda bulunan koruyu ortadan kaldıracak,
 
Kavacık Köyü sakinleri kendilerine uzun bir süre hiçbir bilgi verilmediğini söylüyor. OSB projesinden iki yıl sonra haberdar olmuşlar. Kavacık Köyü Halkı Dayanışma Grubu projeden haberdar olur olmaz sesini duyurmaya çalışmış ve en sonunda 12 Kasım’da bilgilendirme toplantısı kararı alınmış. En başta yapılması gereken bu toplantısı en sona bırakılmış! Sonunda seslerini bizlere kadar ulaştırdılar. Köylerini, doğayı korumak için çalabildikleri tüm kapıları çalmak istiyorlar.

 

Yaptıkları basın açıklamasında “Doğal yaşama tehdit oluşturmayacak bir sanayileşmenin istihdam ve ekonomik gelişme için ne denli önemli olduğunun bilincindeyiz. İzinde yürüdüğümüz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözü bizim için de çok değerlidir. Ancak hiçbir aşamasında Kavacıklıların ve yörede yaşayan halkın görüşlerinin dikkate alınmadığı, Köyde ilan dahi yapılmadığı, halkın katılımı ilkesinin çiğnendiği sabittir.” diyorlar. Kaldı ki 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ile bağdaşmayan bir proje bu.


 
Kavacık Köyü sakinleri havasını, suyunu, toprağını, canlıları, ağaçları ve en önemlisi anılarını korumak istiyor. Tarım yaptıkları bu güzel toprakların zehirlenmesini istemiyor. Bir köylü şunu yazmış “O güzelim köy dokumuza, o güzelim doğamıza, o güzelim korumuza kimsenin dokunmasını istemiyoruz. O güzelim barajımızda balık yetistirilirken Ergene nehri gibi zehirli atıklarla dolmasını istemiyoruz. Nerede güzel olan bir şey varsa düşman olanlara, ağaç düşmanlarına, doğa çevre düşmanlarına yeter artık rahat bırakın insanları. Köyden hiç bir beklentim ya da beklediğim birşey yok .. Anamın babamın mezarları var.. Tarihten hâlâ ayak izlerim var.. Saklambaç, çelik çomak , Ayçiçeklerden yaptığım araba ile sokaklarında koşup oynadığım masalsı anılarım var... Bahçelerinde kâh sessiz kâh tüm sesimle söylediğim türkülerin yankıları var ''uçanda kuşlara malum olsun, ben köyümü özlediim. Var oğlu var .. Dokunmayın köyüme, dokunmayın ayak izlerime, dokunmayın anılarıma”
 
Bu sözlerin üzerine daha ne söylenebilir ki?
 


Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.