Bu Kadınlar Olduğu Sürece Türkiye İyi Olacak / Bülent Gürsoy
21.08.2018

Bu Kadınlar Olduğu Sürece Türkiye İyi Olacak

Bilimde, sanatta, sporda, siyasette tarihte iz bırakan ‘Cumhuriyet kadınları’ var.
Geçmişte de vardı, şimdi de varlar.
 
Onlar kültürümüzü besleyen, filizlendiren, yeşerten toprağımız,
Onlar çağdaş yaşamın öncüleri,
Onlar iyi bir geleceğin güvencesi.
 
O kadınları sizlere anlatmak istiyorum.

Güncel birkaç örnekle başlayalım.



ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Uysal Bıyıkoğlu
 

Enerji verimli haberleşme ve sürdürülebilir haberleşme sistemlerinin gerçekleştirilmesi konusunda ortaya koyduğu kuramlar literatüre yön verdi.
1993 yılında ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Türkiye birincisi, ABD'deki MIT'de Vinton Hayes bursu ile haberleşme ve ağ teoriler üzerine lisansüstü çalışmaları yaptı, Stanford'da Elektrik Mühendisliği doktora yeterlik sınavında 144 öğrenci arasında birinci seçildi, MIT ve Ohio State Üniversitelerinde çalışmalar yaptı.
"Çok yetenekli kız öğrencilerin, çevresel etkilerle belli bir yaştan sonra erkeklere göre daha az öz güvene sahip olup kendilerini kısıtladıklarını görüyoruz. Bu tür etkilere kulaklarını tıkayarak bilime sarılmalarını, ilgi duydukları alan her neyse onda kendilerini geliştirmelerini tavsiye ederim” diyen Elif Uysal Bıyıkoğlu “aydınlanma kendi içinde bir başarıdır, ve tüm hayata yayılan başarıları da getirir" diyerek gençlerin ufkunu açıyor.
 
"Avrupa'nın Japonyası" sayılan Finlandiya'da doçentlik unvanını alan ilk yabancı olan Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu,
 
Kireçlenmelerin müsebbibi bir mikrobu buldu:
Nanobakteri!
Bu buluşu nedeniyle dünyanın her yerinden davetler, ödüller aldı.
Aynı mikrobu Mars'ta keşfeden Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) onu birlikte çalışmaya çağırınca 2.5 yıldır ABD'nin kalbine girmeyi başaran tek Türk kadını oldu.
 
Görme engeline rağmen öğretmenlik yapan Buket Gülekoğlu
 
ADANA'da ilkokul 5'inci sınıfta geçirdiği rahatsızlık sonucu 2 gözü de görme yeteneğini yitiren Türkçe öğretmeni 30 yaşındaki Buket Gülekoğlu, 'Ölümün Gölgesinde' adlı ilk romanını 3 Aralık Engelliler Günü'nde yayınladı.
Engelli olmanın hiçbir şeye engel olmadığını söylüyor.
"Asıl engelli olmak insanın kendisine güvenmemesidir.
Asıl engel, insanın kendine, başaracağına dair güveni olmamasıdır.
Güvenin harekete geçin gerisini merak etmeyin” diyerek,
Görmeyen gözleriyle engellilere ışık oluyor.
 
Profesör Doktor Mutlu Özcan
 
Diş hekimliği alanının en bilimsel organizasyonu olarak bilinen Uluslararası Diş Araştırmaları Birliği (International Association for Dental Research), 2018 yılı ödüllerini açıkladı:
Kariyerine İsviçre ve Türkiye hattında devam eden Profesör Doktor Mutlu Özcan, henüz 48 yaşındayken Kendi Alanında Yılın En Seçkin Bilim İnsanı (Distinguished Scientist Award) Ödülü’ne layık görüldü.
Şu an İsviçre’deki Zürih Üniversitesi’ndeki Diş Sağlığı Fakültesi’nde Diş Materyalleri Bölüm Başkanı olarak görev yapan Profesör Doktor Özcan, aynı zamanda Avrupa Protetik Diş Tedavisi Birliği’nin Genel Sekreteri.
 
Dünyanın en iyi 50 öğretmeni arasına giren Nurten Akkuş
 
Samsun'un Ayvacık İlçesindeki Ayvacık Anaokulu Müdürü 33 yaşındaki Nurten Akkuş;
Hint asıllı işadamı Sunny Varkey’in eğitim alanında projeler geliştirmek amacıyla kurduğu ve onursal başkanlığını ABD eski Başkanı Bill Clinton’ın üstlendiği Varkey Gems Vakfı (Varkey GEMS Foundation) tarafından düzenlenen 'Küresel Öğretmen Ödülü Komitesi'nin (The Global Teacher Prize) 2018 yılı için seçtiği 'En iyi 50 öğretmen' arasında yer aldı.



Silikon Vadisi’ni Türkiye’ye taşımaya çalışan Dr. Hale Dönertaşlı
 
İki üniversite, üç mastır bitirmiş, üzerine bir de doktora yapmış. 15 yıldır Amerika’da, bunun 7 yılı Google’da mühendislik yaparak geçmiş.
Stanford ve Trinity College Üniversite’lerinden dersler aldı, Google Silikon Vadisi’nde temellerini attığı tezini Beykent Üniversitesin’de tamamladı.
Doktora tezinde Google ve Facebook SDN (software defined networks) mimarilerinin eksikliklerini tamamlama üzerine çalışıyor.
Şimdi Türkiye’de, şahane projeleri var, biri de Silikon Vadisi’ni Türkiye’ye taşımak.



Demokratik direnişin simgesi Kırmızılı Kadın Ceyda Sungur
 
Ceyda Sungur, yani herkesin bildiği ‘Kırmızılı Kadın’...
Omzunda bez çantası, üzerinde kırmızı elbisesi, mayıs ayının son gününün keyfini sürmek için çıkmıştı evden. Polis kordonuna alınmış Gezi Parkı’nın önünde, maskeli bir polisin yüzüne hiç acımadan boca ettiği biber gazına karşı, anıt gibi duruşuyla simgeleşti.
Bir isimden çok, pasif direnişin, demokratik eylemin, cesaretin sembolü oldu o duruşuyla.
 

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana,
Tarihe geçmiş kadınlarımızdan da bir kesit paylaşmak istiyorum.

 
O kadar çoklar ki aslında.
 
Onlar bizim gücümüz,
 
Onlar bizim geçmişimizden gelen gelecek umudumuz.



Piri Reis’i dünyaya tanıtan Afet İnan
 
Türk milletinin dünyadaki yeri konusundaki algıyı bilimsel verilerle değiştirme hedefini sürekli olarak muhafaza etmiş bir kadın.
Toplumun eşit bireyleri olan kadınların siyasi haklarının verilmesi konusunda başlamış olan çalışmaların hızlandırılmasını sağlamış olan Afet İnan,
 
8 bin saat uçan kadın Sabiha Gökçen
 
Dünyanın ilk kadın savaş pilotu olarak tarihe geçen Sabiha Gökçen,
 
'Ben korku nedir bilmedim’ diyen Semiha Es
 
O güne dek erkeklere ait olduğu varsayılmış bir alanda, savaş muhabirliğinde sivrilmiş, iz bırakmış bir öncü kadın.
 
Anadolu sevdalısı mimar Mualla Eyuboğlu
 

Türkiye’nin ilk kadın mimarlarından.
Gidilecek yere tren yoksa katır vardır mutlaka diyen, yün şalvarı ve postallarıyla yirmiden fazla Köy Enstitüsü’nün kuruluşunda çalışan kadın.
 
Özsoy Operası’nın Ayşim’i Semiha Berksoy
 
İlk sesli Türk filminden sonra 1934’de Atatürk’ün emriyle sahnelenen ilk opera temsilimiz olan Özsoy Operası’nda Ayşim rolünde sahneye çıktı ve ilk opera sanatçımız olarak TBMM’den ödül aldı.
 
Manş’ı geçen ilk Türk kadını Nesrin Olgun
 
Türkiye’nin Manş’ı yüzerek geçen ilk kadın sporcusu.



Otomobili uçar gider, Samiye Cahid Morkaya
 
Türkiye’nin ilk kadın otomobil yarışçısı.
Otomobil kullanan kadın sayısının bir elin parmaklarını geçmediği bir dönemde, zorlu bir yarışı erkek sürücülere toz yutturarak kazanan kadın.
 
Kiralık kemanla parlayan yıldız Suna Kan
 

Kendisi ve İdil Biret için özel olarak çıkarılan Harika Çocuklar Yasası’yla Fransa’da müzik eğitimi alırken talebe müfettişinin onun için kiraladığı kemanla sınavlara çalışmak zorunda kalan,
Keman çalmaya 5 yaşında başlayan, ilk konserini 9 yaşında veren harika çocuk.
 
Zamanının ötesinde: Muazzez İlmiye Çığ
 
Sümer tabletlerini bir yemek tarifi yapar gibi deşifre edebilen bilim insanı.
Sıkı Cumhuriyetçi, eylemci,
Yolları yürümekle aşındıranlardan,
Hem 29 Ekim’ci hem 10 Kasım’cı hem Gezi’ci.
 
Türkiye’nin ilk kadın kimya profesörü Remziye Hisar
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın kimyacısı.
Fransa’nın Sorbonne Üniversitesi’nden mezun olan ilk Türk kadını ve dünyaca ünlü bilgin Madam Curie’nin öğrencisi olmuş tek Türk.
 
Güneş bilgisini baştan yazan kadın Dilhan Eryurt
 
Türkiye’nin en önemli gök fizikçilerinden, NASA’da çalışan (1961-1973) ilk Türk bilim kadını...
ODTÜ’de astrofizik anabilim dalını kuran kişi.
Ondan önce; Güneş hakkında yanılıyorduk.
Bir Türk bilim kadını çıkıp tüm bilim camiasını düzeltene kadar.
Güneşin parlaklık ve sıcaklığının gezegenlerin oluşum sürecinde Dünya ve Ay’ın fiziksel ve kimyasal özelliklerine doğrudan etki yaptığını, bilim âlemi büyük ölçüde onun çalışmalarının katkısıyla çözdü.
Az iş değil, insanoğlunun 1969’da çıktığı o muazzam Ay yolculuğu bu bilgiler ışığında yapıldı; astronotların orada karşılaşacağı ortam bu çalışmayla etüt edildi.
Türk astrofizikçi Dilhan Eryurt’a NASA’nın hemen o yıl, 1969’da ‘Apollo Başarı Ödülü’ vermesi bu yüzden.
 
CERN’de yeri olan Fizik Profesörü Engin Arık
 
Higgs Bozonu’nun peşindeki kadın.
2007’de Isparta’da düşen bir uçakta yaşamını yitiren,
Ölümü bilim camiası için büyük bir şok yaratan,
‘Deneysel yüksek enerji fiziği’ alanında çığır açan bir bilim insanı.
İsviçre’deki ünlü CERN laboratuvarındaki ATLAS ve CAST deneylerine katılan Türk heyetinin lideri.



Böceklere bakıp dünyayı değiştiren Semahat Geldiay
 
Böcek endokrinolojisi alanında dar imkânlarla yaptığı çalışmalarla bilimde çığır açan,
Yayımladığı ilk iki makale dünyada yankı uyandırınca kariyerine ABD’deki Columbia Üniversitesi Zooloji Bölümü’nde devam eden,
Zamanının en önemli bilim insanlarıyla çalışarak önemli buluşlara imza atan bir Cumhuriyet kadını.
 
Hem eğitim hem bilim savaşçısı Türkân Saylan
 
Bir hekim olarak cüzama karşı çalışmalarıyla binlerce insanın hayatını değiştiren,
Bir zamanlar çok yaygın olan lepra hastalığının sadece Türkiye’deki değil, dünyadaki gerilemesinde katkısı olan,
Bu çalışmalarıyla, 1986’da Hindistan’da Uluslararası Gandhi Ödülü’nü alan kadın.
 
Türkiye’nin Adile Teyzesi: Adile Naşit
 
‘Hababam Sınıfı’nın, elinde okul zili koridorlarda koşturan Hafize Ana’sı,
Onu her gördüğümüzde içimizde iyi olan ne varsa canlandıran kadın.
 
Tutku, inat, cesaret timsali Afife Jale
 

İsminin ansiklopedik karşılığı; ‘İlk Türk Müslüman kadın oyuncu’.
Tutku, inat, cesaret dolu bir öykünün kahramanı o.
 
Cesur, kararlı ve zeki bir kadın Bedia Muvahhit

 
Sahneye çıkan ilk Müslüman kadın oyuncu olma sıfatı Afife Jale’ye aitse de, o ilk adımdan sonra bu mesleği ömrünce sürdürdüğü için bir ilk payesi de Bedia Muvahhit’e verilmeli.
 
Sahte dincilere korkusuzca savaş açan kadın Bahriye Üçok
 
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahriye Üçok,
İslam dininin yanlış yorumlanmasına karşı çıktı, yaşamını doğrulara ve gerçeklere adadı.
‘İslam’dan Dönenler’, ‘Yalancı Peygamberler’ ve ‘İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar’ adlı kitapları yazdı.



Hasımlarının bile saygı duyduğu siyasi figür Behice Boran
 
Nezihe Muhiddin’in Kadınlar Halk Fırkası’nı bir yana bırakırsak, Türkiye’nin önemli sosyologlarından Behice Boran, Türkiye’de siyasal parti genel başkan olan ilk kadındır.
 
1950’de ilk kent belediye başkanı olarak seçilen Müfide İlhan
 

1950’de seçilen ilk kent belediye başkanı.
 
Masmavi Anadolu Azra Erhat
 
Bu ülke mitolojiyi bir Cevat Şakir’den, bir de ondan öğrendi.
Azra Erhat, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e uzanan aydın kavramının vücut bulmuş haliydi.
 
Entelektüel vicdan Adalet Ağaoğlu
 
Türk edebiyatının yaşayan en önemli kadın yazarlarından, o tam bir Cumhuriyet kızı, önemli bir oyun yazarı, büyük bir romancı.
 
Felsefenin ‘Çalıkuşu Feridesi’ Ionna Kuçuradi
 
Cumhuriyet’in ilanından sadece 13 yıl sonra doğdu. Türkiye’de kalmayı seçen az sayıda Rum aileden birinin kızıydı.
Felsefenin Çalıkuşu Feridesi’ydi. Anadolu’da çalıştı. Erzurum Üniversitesi’nde felsefe öğretti. Dünya Felsefe Federasyonu Başkanlığı yaptı. Bugüne kadar hep etik, ahlak ve insan hakları kavramlarının hayata geçirilmesi için çalıştı.
 
Sosyal Bilimlerin zirvesinde, demir leblebi Mübeccel Kıray
 
Türkiye ve dünyada sosyal bilimlerin zirvesine çıkan ilericiliğin sembolü bir kadın.
Yaşadıklarını anlattığı kitabın ismi ‘Hayatımda Hiç Arkaya Bakmadım’.
Çevresindekiler onu ‘Cumhuriyet Kızı’ olarak tanımlıyordu. “Demir leblebi gibi bir kadındı Mübeccel Kıray...” diyorlardı.



sosyal bilimler alanındaki bir başka anıt isim Nermin Abadan Unat
 
Türkiye’de sosyal bilimler alanındaki anıt isim haline gelen, kendisine ‘hocaların hocası’ denilen kadın.
 
Uçan parmaklar Sabiha Rıfat Gürayman

 
Yüksek Mühendis Mektebi’ne (şimdi İstanbul Teknik Üniversitesi) ilk giren iki genç kızdan biri. Türkiye’nin ilk kadın mühendisi.
Aynı zamanda voleybolcu.
Fenerbahçe’nin erkek voleybol takımı bir kişi eksik kalınca, durumu engelleyen bir yönetmelik de olmadığından, bu takıma dahil edildi, 1929’da şampiyonluğa uzanan takımın kaptanlığını dahi üstlendi.
Erkekler düzeyinde spor yapabilecek kadar güçlenmek için onların üç katı antrenman yapıyordu. Başardı.
Dahası, o kadar iyi bir voleybolcuydu ki, ‘Uçan Parmaklar’ lakabına layık görüldü.
 
Kadınlar parlamentoda Satı Kadın (Hatı Çırpan)
 
Satı Kadın ya da resmi kayıtlardaki adıyla Hatı Çırpan.
İlk kadın milletvekillerinden.
Milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmasının ardından, 1935’teki parlamento seçimlerinde TBMM’ye giren 18 kadından biri.
 
SON SÖZ
 
Dünde kalan, bugüne erişen, yarınlara koşan kadınlarımız;
 
Onlar olmadan aydınlanmak, onlar olmadan ilerlemek, onlar olmadan güçlü olmak, onlar olmadan başarmak ve ulusumuzu gelişkin, çağdaş bir noktaya taşımak olanaklı değil.
 
Aydınlık ateşinin sönmesine izin vermeyecek ve sürekli canlı tutacak olanlar onlardır,
 
Kadınlarımızdır…
 

  
 










 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Ömer Arıduru 6 ay önce
sevgili kardeşim emeğine saygı duyuyorum. selam ve sevgiler.
Özden Aslan 6 ay önce
bülent bey, yüreğinize, aklınıza, ellerinize sağlık. harika bir yazı... çok teşekkür ederim.