17.12.2018

DUVARA DEĞİL YOLA ODAKLANIN

Hayatınızı nasıl, nerede yaşadığınız hiç bir sorun teşkil etmiyor. İster bir iş kuruyor olun, ister kurumsal bir iş yapıyor olun. Çocuk sahibi olun veya çocuk sahibi olmamayı seçin. Dünyayı geziyor olun ya da tüm hayatınızı aynı kasabada yaşayarak geçirin. Haftada 5 kez spor salonuna gidin ya da her gece kanepede oturun. Ne yaparsanız yapın, birisi sizi bunun için yargılayacak. Her zaman eleştiren, kusur bulan ve zor insanlar  hayatımızda  olacak.
 
Bir sebepten ötürü, birileri güvensizliklerini, olumsuzluklarını ve korkularını kendinize, hayatınıza yansıtmak için bir neden bulacak, bununla başa çıkmak zorunda kalacaksınız.
 
Bunu göz önüne alarak, yargılanmak ve eleştirilmek hakkında konuşalım mı? Bende size makalelerimle ilgili aldığım eleştirel yorumlardan bazılarını paylaşayım. Daha da önemlisi, onlarla başa çıkmak için kullanabileceğimiz stratejileri.
 
Hayatınızdaki En Büyük Eleştirmen
 
Dışarıdaki eleştirmenlerden şikayet etmek çok kolay, biliyorsunuz ki hayatınızdaki en büyük eleştirmen iki kulağınız arasında yaşıyor. Dışarıya değil de en çok kendinizi kendinize beğendirmek zorunda hissedersiniz. Kendi savunmasızlığınızı ve belirsizliğinizi aşmak ve genellikle hedeflerinize ulaşmanın önündeki en büyük zorluk budur.
 
İlk yazmaya başladığımda, beni geri tutanlar dışındakilerin eleştirileri değildi. İnsanların benim önemsiz konularla ilgilendiğimi düşünmesi beni endişelendiriyordu çünkü bana göre de gündem içerisindeki konulardan yazmam gerektiğini içten içe düşünüyordum.
 
Yazmaya başladığımda, ilk eleştiri ‘Burcu Hanım çok güzel yazıyorsunuz ancak biraz halkın içine inin ve dertlerini dinleyin olmuştu’. Evet ilk iz düşüm. İlgilendiğim şeyler hakkında yazıyordum ve bu çoğu kişiyi ilgilendirmiyordu. Ancak bu benim ne düşüneceklerine dair kendi korkularımın yansımaydı. Fikirlerimi bir yıl kendi sitemde yazdım, sonra bunları başkalarına açık bir şekilde paylaşmaya başladım.
 
Bunlar, hedeflerimize başlamamıza engel olan iç korku ve eleştiri türlerinin sadece iki örneği. İnsanların seni eleştirmesinden dolayı, farklı bir şey yapma seçimini gerçekten önemsedikleri anlamına gelmediğini öğrenmek bir ömür boyu sürebilir. Genellikle, eleştirenler sadece eleştirirler ve devam ederler. Ve bunu bilmek; onları güvenli bir şekilde görmezden gelip ve işinizi yapmaya devam edebileceğiniz anlamına gelir.
 
Tabi bunu söylemek çok kolay olsa da yapmak zor oldu, çünkü hepimiz onaylanmaktan çok hoşlanırız. Ben de ilgilerini çekeceğini düşündüğüm şeyleri yazmaya çalıştım, ancak bu kendime ve bilgi birikimime hakaret gibi geldi ve bıraktı. Çünkü mutlu olmadığımı fark ettim. 
 
Bazı insanlar onaylanmayı diğerlerinden daha çok sever, ancak herkes bir dereceye kadar saygı duyulmasını ve takdir edilmesini ister. Ne zaman bir risk almayı seçtiğimi ve çalışmamı dünyayla paylaştığımı biliyorum, arkadaşlarımın ne düşüneceğini, ailemin ne düşüneceğini ve etrafındaki insanların beni bu seçenek yüzünden nasıl göreceğini merak etmeyi bıraktığım zaman kendimle barışıp kendimi kabul ettiğim zaman her şey rayına oturmaya başladı.
 
Ve en son aldığım mesajda bunu doğruluyordu. "Bu yoğun ve yorucu gündem içinde yazılarınızla rahatladığımı bilmenizi istiyorum. Başarılar diliyorum."
Bir yandan kendime inandım ve etrafımdaki dünyaya hangi alanda olursa olsun bir şeyler katmak istediğimi ve bunun ne yönde olduğunun fark etmediğini anladım. Ama öte yandan, her insana hitap edemeyeceğimi artık kabul etmiştim.
 
Bu benim hikayemin bir kısmı Eminim sizde buna benzer çok şey yaşadınız, yaşıyorsunuz. Eleştiriyle ilgili gerçek şu ki, neredeyse her zaman bu kafanızın içinde bunu anladığınız zaman her şey değişime başlıyor.
 
Görünüşe göre, olumsuz eleştirilere dayanma eğilimi çoğu insan için doğaldır. Florida State Üniversitesi'ndeki araştırmacılara göre, olumsuz duyguları çok daha güçlü ve daha canlı detaylarla hatırlıyoruz. Mutlu insanların bile olumlu olaylardan daha olumsuz olayları hatırlama eğiliminde olduğunu kanıtlıyorlar araştırmalarında.
 
Duvara Değil Yola Odaklanın.
 
Birçok yarış uzmanı, Mario Andretti'nin tüm zamanların en başarılı ve çok yönlü yarış pilotu olduğunu düşünüyor. Bir dergiye verdiği bir röportajda, Andretti'ye "yarış esnasında düşündüğünüz nedir" diye sorulduğunda “Duvarı düşünmüyorum” olmuş.’ "Gözler neredeyse araba oradadır, Yolu takip ediyorum".
 
Öğrettiğimiz ve uygulattığımız Geleneksel Çin Sağlık çalışmasında da şöyle anlatırız: dikkat neredeyse enerji oradadır.
Genç sürücüler yarışmaya başladıklarında, öğrendikleri en kritik derslerden biridir. Aracı sürerken, önünüzdeki yola odaklanmalısınız. Duvara bakarsan, duvara çarparsın. "Dikkat neredeyse, enerji oradadır ve onu yaratır."
 
Aynı şey hayatınız, işiniz  için de geçerlidir.
 
Zor insanlardan gelen eleştiri ve olumsuzluk bir duvar gibidir. Eğer buna odaklanırsanız, hedefiniz o olmasa dahi bunu oluşturursunuz. Olumsuz duygular, öfke ve kendinden şüpheyle daima engelleneceksiniz. Enerjiniz; zihninizin, dikkatinizin odaklandığı yere gidecek. Bu nedenle başta kendinizi eleştirmeyi bırakmalısınız.
 
Ancak, önünüzdeki yola odaklanıp ileriye doğru hareket ederseniz, o zaman duvarları ve etraftaki engelleri güvenli bir şekilde aşabilirsiniz.
Ev hanımları bunu mutfakta çok iyi başarıyorlar. Ancak konu başka bir şey olduğunda her zaman engelleri, çitleri bariyerleri ortaya koyuyorlar. Son dakika misafir geleceğini duyan Annelerin "Mutfakta bir şey yok ne yapacağım" diye düşünürken, kendini mutfakta bulup 5 çeşit yemek yapmasına çokça şahit olanımız vardır. Onlar artık son çare olmayana değil olana odaklanmışlarıdır. Sonuç ortadadır.
 
Yani hayat seçimler ve hareketler bütünüyse yokluğu değil varlığı, çaresizliği değil çareyi, güçsüzlüğü değil gücü düşünme zamanıdır. Kadınlar sözüm en çok da sizlere; bizlere. Bizi gücümüzle korkutuyorlar, bizi yaratıklarımızla, varettiklerimizle korkutup sindiriyorlar.
 
Biraz silkinin ve duvara dikkatinizi vermenizi isteyenlere, benim yolum aydınlık demeyi seçin. Siz ki bugün hangi konumda olursa olsun; çöpçüsünden yöneticisine, herkesi var edebilen bir yapısınız. Bacak, kalça, göbekten ibaret olmadığınızı unutmayın. Bunlar hep bizlere gösterilen duvarlar. Asıl siz bunları size gösterenlere duvar olup, çarpacaklarını hatırlayın, hatırlatın.
 
Unutmayın siz yoksanız; dünya yok..
 
Duvara değil, yola odaklanın.
 
Sevgilerimle
Burcu Erim Dural
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.