11.12.2018

BMGK'nin Suriye Ateşkes Kararı Afrin Harekatını Nasıl Etkileyecek?

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) dün (24 Şubat) oy birliğiyle uzun süredir yardımların ulaşmadığı noktalara insani yardımların ulaştırılmasının sağlanması maksadıyla 30 gün süreyle Suriye genelinde ateşkes uygulanması için bir karar aldı. Türk Dışişleri Bakanlığı kararı kuvvetle desteklediklerini açıkladı. Türk medyasında bazı Türk diplomatik kaynaklara dayandırılan ifadelerde "Türkiye çatışan taraf olmadığı için Afrin harekatını etkilemez" yorumları dikkat çekti.
Peki gerçekten durum öyle mi? Karar metnine bakıldığında Türk yetkililere dayandırılan yorumların aksine bir ortamın gerçekleşme olasılığı yüksek gözüküyor. Dolayısıyla BMGK'nin Suriye geneli için aldığı insani ateşkes kararı, metindeki ifadeler nedeniyle Türkiye'nin Afrin harekatını sıkıntıya sokmak için PKK/YPG terör örgütü ve destekçisi ülkeler tarafından istismar edilebilir.

Ateşkes kararının 2'nci maddesinde ateşkesin uygulanmayacağı terör örgütleri sayılırken "IŞİD, El Kaide, El Nusra ve bunlarla ilintili, işbirliği yapan kişi gruplar ve BMGK'nın terör örgütü olarak belirlediği terör örgütleri" ifade ediliyor. Bu ifadeler PKK/ YPG/PYD'yi kapsamıyor. BMGK'nın bir terör örgütleri listesi de yok, sadece yaptırım uyguladığı terör örgütleri ve bağlantılı gruplar kişiler listesi var. Bu listede de PKK veya PKK'lı teröristler yer almıyor. 

Karar metninin 10'uncu maddesinde "Doğu Guta, Yarmuk, Faua, Kefreya dahil Suriye'deki tüm yerleşim birimlerindeki kuşatma kaldırılmalıdır" diyor. Metinde Doğu Guta ve bazı yerlere vurgu yapılmış ancak geniş bir kapsama alanı ile Suriye'de başka yerlerdeki kuşatmalar da kaldırılsın ve insani yardım ulaştırılsın deniyor. Hal böyle olunca Türkiye'nin önümüzdeki günlerde devam eden Zeytin Dalı Harekatına yönelik  karşı şikayetlerin, karşı duruşların gelmesi Türkiye'nin harekatını durdurmasını içeren taleplerin gelmesi hiç de sürpriz olmayacaktır.
Harekat başladığı günden buyana hiç olmayan, Türkiye'nin yapmadığı bir olayı bile  Türkiye aleyhine sanal ortamda ve uluslararası siyasette  kullanan PKK terör örgütü ve destekçisi ülkeler, BMGK karar metnini de Türkiye aleyhinde kullanacaklardır. Türkiye şimdiden buna hazırlıklı olup özellikle Rusya, İran ve ABD nezdinde ön alıp bu tür gelişmelere fırsat ve destek vermemeleri, ortam hazırlamamaları konusunda uyarmalı, gerekirse restini şimdiden çekmelidir.

 Çünkü bunun işaretleri gelemeye başlamıştır bile. "Amerikanın Sesi" sitesinde yer alan haberde maalesef bunun işaretleri daha ilk saatlerden gelmiştir. Habere göre Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Başar Caferi, Suriye’nin koalisyon güçleri, İsrail ve Türkiye tarafından işgal edildiğini öne sürdü. Ateşkes kararının Afrin’i de kapsaması gerektiğini söyledi. Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, gazetecilerin ‘Güvenlik Konseyinde alınan 30 günlük ateşkes kararının Afrin’i de kapsayıp kapsamadığı sorusunu şöyle cevapladı: “Bu konuda yorum yapmayacağım. Suriye Büyükelçisinin konuştuklarını sizde duydunuz. Karar tasarısını iyice okumak lazım. Tasarıda sadece Doğu Guta için ateşkes demiyor.“

Suriye ve Rusya tarafından bu tür yorumlar ve talepler gelirken PKK/YPG de boş durmadı.  YPG sözcüleri BMGK ateşkes kararına uymaya hazır olduklarını, ancak 'Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) olası eylemlerine karşılık vereceklerini açıkladı. Ateşkes fiilen tam anlamıyla yürürlüğe girdiğinde Türkiye üzerindeki baskılar daha da artacaktır.
Türkiye iyi niyetle desteklediği bu kararın kendisini zora sokan, harekatı olumsuz etkileyecek bir hale dönüşmesini engellemek için ilgili tüm aktörler üzerinde sürekli ve aktif bir siyaset yürütmeli, en azından Rusya ve İran'ın açık desteğini sağlamalıdır. Aslında her zaman söylediğimiz gibi Suriye bağlamında bu tür olumsuzluklardan en az etkilenmek için birinci yapılması gerek şey Şam yönetimiyle dorudan diplomatik ilişki grup Türkiye'nin operasyonları konusunda işbirliği yapmaktır.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.