Suriye'de ABD'ye Geri Adım Attırmak İçin / Cahit Armağan Dilek
21.08.2018

Suriye'de ABD'ye Geri Adım Attırmak İçin

Sadece söylemde stratejik ortak, IŞİD karşıtı koalisyonun üyesi, NATO müttefiki iki ülke Suriye'de artık çok net bir şekilde karşı cephelerde yer alıyor. Bu cepheleşme artık her iki ülkenin başkentlerinde sıcak çatışmanın eşiğine gelindiği şeklinde de yorumlanıyor. Peki gerçekten böyle bir sıcak çatışma yaşanabilir mi?
Gerginliğin çok tırmandığı, en üst seviyedeki siyasi iletişimde kopukluk ya da birbirini anlamama durumu olduğunu görüyoruz. Bu beklenmeyen çatışma olasılığını artırabilecek bir husus ancak Türkiye ile ABD arasında bu tür eksikliği giderebilecek birçok iletişim mekanizması olduğunu da unutmayalım. Ama bir şeyi daha unutmayalım. Bu iletişim mekanizmaları geçmişte de vardı ve 04 Temmuz 2003'te çuval olayı yaşandı. Dolayısıyla Suriye gibi artık sayısız devlet ve devlet dışı aktörün bulunduğu ve benim 2015'ten buyana söylediğim mini dünya savaşının yaşandığı Suriye harekat alanında Türkiye-ABD arasında yaşanabilecek bir sıcak çatışma hiç de sürpriz olmaz.

ABD ile Türkiye'nin sıcak çatışmaya en yakın olduğu noktanın Menbic olacağı ifade ediliyor. Çünkü Türkiye haklı olarak Mayıs 2016'da başlayan Menbic operasyonu öncesinde ABD'nin Türkiye'ye verdiği "operasyon sonrasında YPG'liler Fırat'ın doğusuna çekilecek" sözünü yerine getirmesini istiyor.  ABD ise henüz IŞİD tehdidinin ortadan kalkmadığını, Menbic'te yönetimin yerel halktan oluşan Menbic Askeri Konseyinde bulunduğunu, Menbic'te  muhataplarının bu konsey olduğunu ifade edip sanki orada YPG'li olmadığı algısını yaratmak istiyorlar.
Türkiye sözle ABD askeri olarak müdahale ediyor

Türkiye ise her seviyedeki yetkilileri tarafından halen Menbic'te YPG kontrolü olduğunu bildirip verilen sözün somut olarak yerine getirilmesini istiyor. Bunu en çok ifade edenlerden biri de Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu idi. Çavuşoğlu en son 12 Şubat'taki açıklamasında "Bizim ABD'den beklentimiz açık ve nettir. Artık biz vaat istemiyoruz, somut adımlar istiyoruz. Kaybolan güvenin tesis edilmesi gerekiyor. Kaybolan güvenin nedeni de ABD'dir. İlişkilerimiz çok kritik bir noktada. Ya ilişkileri düzelteceğiz ya bu ilişkiler tamamen bozulacak. ABD gerekeni yapmazsa bu Menbiç için de geçerlidir ve Fırat'ın doğusu için de geçerlidir" dedi.
Türkiye Menbic konusundaki söylemini yaklaşık bir buçuk senedir söylüyor. 2016 sonundan buyana da ABD'nin PKK'ya TIR'larla silah yardımını gündemde tutuyor. ABD'yi PKK terör örgütüne yardım etmekle suçluyor ki haklı bir söylem. Fakat Türk yetkililerin anlamak istemediği bir durum söz konusu. Türk tarafı iki yıla yakındır bu söylemlerde bulunmasına rağmen ABD'den ya karşılık gelmiyor ya da yaptıkları işin IŞİD'e karşı yürütülen mücadelenin bir parçası olduğunu söylüyor. Bunu söylerken eş zamanlı olarak PKK'ya silah yardımı devam ediyor, Menbic'te mevziler takviye ediliyor. Yani Türkiye soruna sözle müdahale ediyor ABD sahada askeri hamlelerle karşılık veriyor.

İncirlik Mutabakatından neden hiç bahsedilmiyor, gündeme getirilmiyor?

Bu ortamda Türkiye açısından anlaşılmakta zorlanılan çelişkili bir durum da söz konusu. Bu çelişkiyi yaratan da bizzat Türkiye'nin kendisi. ABD uçak ve helikopterlerle ve konvoy halindeki  TIR'larla PKK'ya silah yardımı gönderirken, Türk topraklarında İncirlik dahil bazı Türk askeri üslerinden kalkan uçaklar ABD'nin kara gücüm dediği PKK/YPG'ye sözde IŞİD'e karşı istihbarat ve hava desteği vermektedir. PKK/YPG'ye verilen bu desteklere yönelik uçuşlarda Türk üslerinin kullanılıyor olması operasyonel sürece Türkiye'nin de dahil olduğuna işaret ediyor.  Türkiye'nin halen bu süreci sonlandıracak bir müdahalede bulunmaması anlaşılır değildir. Türkiye'nin bu süreci durdurmaması, ABD uçaklarının halen İncirlik ve diğer Türk üslerini harekat maksatlı kullanabiliyor olması ABD makamlarında Türkiye'nin söylemlerinde ciddi olmadığı algısı yaratmış olması büyük ihtimaldir.
Amerikalılarca böyle bir algının oluşmasına neden olabilecek bir husus da Türk yetkililerin Temmuz 2015'ten buyana uygulamaya sokulan İncirlik Mutabakatının sonlandırılabileceğine ilişkin en ufak bir imada bile bulunmamasıdır. Hal böyle olunca Amerikalıların Türkiye'nin somut adım atamayacağını düşünecekleri ve Türkiye'nin caydırıcı  olmadığını değerlendireceklerini söyleyebiliriz.
Tabi bu sözlerime karşı "öyle diyorsun ama Fırat Kalkanı harekatını yaptık, şimdi de Afrin'deyiz, ABD'ye rağmen" sözlerinin söylendiğini duyar gibiyim. Evet Fırat Kalkanı harekatını yaptık ama harekatın nihai hedefi kapsamında olan Menbic'e giremedik, çünkü karşımıza sadece ABD değil Rusya ve Suriye ordusu da çıktı. Evet Afrin'e girdik ama her ne kadar ABD'nin desteklediği YPG orada olmasına rağmen ABD zaten Afrin'deki operasyona müdahale etmeyeceğini en başından açıkladı.  Belki de daha büyük hedefleri için Afrin'i gözden çıkardı ve Türkiye'nin oradaki operasyonu sürecince oyalanacağını, Menbic'e ve Fırat doğusuna müdahale edemeyeceğini hesap etti. Bu geçecek zaman içinde de Menbic ve Fırat doğusundaki PKK devletçiğini sağlamlaştırmayı öngördü. Ve hatta Türkiye'ye güvenli bölge kılıfı adı altında Sünni bölgesi olarak da sayılabilecek bir nüfuz alanı vaad edip Afrin'den sonra İdlib'e de yönlendirmenin hesabını yapıyor olabilir.

İncirlik Mutabakatı sonlandırmalı, Şam ile doğrudan açık ilişki tesis edilmeli

Yazının en başında söylediğimiz gibi ABD ile Türkiye arasında sıcak çatışmanın yaşanabileceği ilk nota olarak görülen Menbic'te, Türk tarafının söylemlerinin en sert olduğu, rest çektiği bir ortamda Amerikalı generaller Menbic'e basın turu düzenleyip peşinden de ilave Amerikan askeri varlığını o bölgeye konuşlandırdılar. Yani yine Türkiye'nin sözlü çıkışına sahada fiilen ve askeri olarak cevap verdiler.
Bu durumda bizim bıkmada usanmadan yazıp söylediğimiz şeyi tekraren söylüyorum. ABD Türkiye'nin tehdit algılarını yok sayarak Suriye kuzeyinde bir terör devleti oluşturmaya yönelik hamlelerini sahada fiilen ve askeri olarak yapmaktadır. Türkiye ise sürekli olarak ABD'den talepte bulunmakta, karşılık vereceğim demekte, son olarak Çavuşoğlu'nun dediği gibi ilişkilerin kopacağını ima etmekte, PKK'ya silah yardımı götüren TIR'ları ve uçakları saymakta ancak somut bir hamle yapmamaktadır. Türkiye Menbic'te askeri olarak ABD'nin karşısına çıkar ve müdahale eder mi göreceğiz ancak iş o seviyeye gelmeden, ABD ile ilişkileri koparmayı düşünmeden önce yapılacak artık çok geç kalmış bir somut hamle var. O da İncirlik Mutabakatının herhangi bir pazarlık konusu yapmadan derhal sonlandırmak, Türk askeri üslerini yabancı ülkelerin Suriye'de yapılan hava harekatlarına kapatmaktır.
Bu karar Türkiye'nin en basit somut adımıdır ve eğer karşılık görmezse Menbic'te ya da Fırat doğusunda da askeri hamleler yapabileceğinin işareti olacaktır. Bu,  sahada ABD'nin yaptığı hamlelere karşılık Türkiye'nin yapabileceği en basit askeri hamledir. Aksi durumda Türkiye caydırıcılığı olamayan, lafta kalan tehditler savuran bir ülke olarak görülecek, ABD Suriye'de bildiğini okumaya devam edecektir.
Dolayısıyla ABD'ye somut geri adım attırmak için önce Türkiye somut adım atmalıdır. Bu adımın başlangıç yeri de İncirlik'tir. Bununla eş zamanlı olarak Şam yönetimiyle doğrudan ilişki tesis edilmesi ABD'nin planlarını bozacak, geri adımlarının da beraberinde getirecektir.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.