17.12.2018

HÜRMÜZ VE KIZILDENİZ ÖNEMLİ Mİ?

ABD’nin İran'a yönelik tavrına karşı önce İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani “…Bizim birçok boğazımız var. Hürmüz Boğazı da bunlardan sadece biri” ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, ABD askerlerinin Kızıldeniz'deki varlığını eleştirerek “eskiden güvenli olan Kızıldeniz ABD varlığı ile artık güvenli değil” şeklinde konuştular.
Son yıllarda enerji güvenliğinin öncelikli konu haline gelmesiyle birlikte küresel enerji talebinde hızlı artış oldu. Bugün dünya birincil enerji tüketiminin yaklaşık %57’si petrol ve doğalgaz kaynaklarından karşılanmaktadır. Bu kaynakların tüketim pazarlarına taşınmasında ise ağırlık deniz yollarındadır. Deniz yolları açısında birçok stratejik geçiş noktalarından Kızıldeniz’de bulunan Babül-Mendep Boğazı, Basra Körfezi’nin çıkış bölgesinde bulunan Hürmüz Boğazı oldukça önem taşımaktadır.

Önce Kızıldeniz'e bakalım...

Kızıldeniz Arap Yarımadası ile Afrika kıtasını birbirinden ayıran bir şerit konumundadır. Kızıldeniz'de ve çevresinde uluslararası ilgi artmakta, artan jeopolitik rekabet mücadele getirmektedir. Yemen, Suudi Arabistan, Ürdün, İsrail, Mısır, Sudan, Cibuti, Eritre ve Somali'nin hepsi Kızıldeniz'i veya onun giriş noktalarını sınırlıyor, ancak giderek artan sayıda bölge dışı güç çıkarlarını korumak için hızla ilerliyor.
Kızıldeniz üzerinde bulunan Akabe Körfezi vasıtasıyla Ürdün ve İsrail’e denizden ulaşım sağlanır. Akabe Limanı’nın karşısındaki Eilat Limanı sayesinde İsrail güney denizlerine çıkış yapar.
Suudi Arabistan da, ülkenin doğu bölgelerinde çıkarılan petrolü ülkenin batısındaki Kızıl Deniz kıyısında kümelenmiş büyük petrol rafinelerine (Ras Tannura, Rabigh, Yanbu, Riyad ve Jeddah Rafinerileri) boru hatlarıyla taşınmaktadır. Bu petrol batı ülkelerine Kızıldeniz yoluyla ihraç edilmektedir.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Aden Körfezi’nde uzun vadeli hedeflerini gerçekleştirmek için Kızıldeniz'in batı kıyısında ve Aden Körfezi'nde stratejik olarak üç askeri üs kurmuş veya hazırlamıştır. Diğer amaç ise stratejik Babül Mendeb Boğazı üzerindeki hâkimiyetlerini pekiştirmek ve gittikçe daha stratejik hale gelen bu bölgede İran’ın ilerlemesini engellemek…
Son yıllarda İran, Kızıldeniz bölgesinde iki önemli düşman olan İsrail ve Suudi Arabistan'a karşı yeteneklerini geliştirmek için Kızıldeniz bölgesinde Eritre, Sudan ve diğer ülkelerle ittifaklar kurmaya çalışmıştır. Yemen Savaşı da, Tahran’a Kızıldeniz’de önemli bir konum sağladı.

Kızıldeniz'in Hint Okyanusu'ndaki güney geçidi olan Bab el Mandeb Boğazı deniz yolu taşımacılığını tehdit edebilecek potansiyel deniz üsleri sunmaktadır. Birçok ülkenin üssü bulunmaktadır. ABD, eski bir Fransız Yabancı Lejyon tesisi olan Camp Lemonnier Üssü ana bölgesel terörle mücadele üssünü kullanıyor. Çin, Afrika'ya doğru genişlemek ve Hint Okyanusu ticaret yollarını güvence altına almak amacıyla 2017'de askeri üssünü kurdu. ABD, bölgesel güvenlik ortamının, özellikle İsrail'in yakın çevresinde olmakla birlikte terörist tehditlere karşı ve yükselen bir Çin ile yeniden güçlenen Rusya'ya karşı korunmasını istiyor.

Hürmüz'e gelince...

Basra Körfezi dünya enerji trafiğinde kritik bir coğrafi geçiş yeri olması nedeniyle önemlidir. İran, Irak, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve BAE enerji ürünleri Basra Körfezi’nden dünya ülkelerine sevk edilmektedir. Körfez, enerji ulaşımı açısından ekonomik anlamda alternatifsizdir. Dünya petrol trafiğinin yaklaşık % 40’ı Basra Körfezi üzerinden akmaktadır.
Avrupa’dan ve özellikle de Japonya ve Çin’den ihraç edilen malların % 60’tan fazlası da bu boğazdan Ortadoğu’ya geçiş yapmaktadır. Uluslararası stratejik suyollarından birisi olması sebebiyle de başta ABD olmak üzere büyük güçlerin hassasiyetle korumaya çalıştıkları bir alandır.

Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının dünyayı etkileyecek boyutta olmadığını ifade edenlere karşılık boğazın dünya açısından göz ardı edilemeyecek stratejik bir nokta olduğunu söylemek doğru olacaktır. Her ne kadar boğazda BAE ve Umman da söz sahibi olsa da İran boğazda daha etkilidir. Şöyle ki, İran tarafı kıyı gemi geçişine daha uygun özellik taşımaktadır. İran'ın denizaltılarının çoğu, İran Körfezi'nin sığ sularında operasyonlar için tasarlanmış küçük veya orta boy  olmasına rağmen oldukça etkili olduğu da unutulmamalı…. İran’ın küçük sürat teknelerinden oluşan filosu etkili olmakla birlikte bir dönem İran’a motor satışı dahi durdurulmuştu.

Ortadoğu petrolünün yaklaşık % 75'i Hürmüz’den geçtiği düşünüldüğünde Hürmüz Boğazı’nı kullanmadan petrol taşımak neredeyse imkânsızdır.

İran etkisi…

Dünya Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması endişesini yaşarken Kızıldeniz’deki İran etkisini çok dikkate almadıkları görülmektedir. İran, deniz kuvvetlerini 2011'den bu yana Kızıldeniz'e yerleştirme çabası içinde oldu. Ayrıca, İran şu anda Kızıldeniz'e ulaşabilen dokuz füzeye sahip; Shahab-3, -4, -5 ve -6, Ghadr-101 ve 110, IRIS, SAJIL ve yeni Emad roketi.
Kızıldeniz’de petrol sevkiyatlarına yapılan herhangi bir saldırı yıkıcı bir etki yaratabilir ve savaşı tetikleme riski taşır. Bugün İran’ın bunu yapmaya hazır olup olmadığı ise net değil.
Kısacası, bölge uluslararası ittifakları ve hâkimiyet alanlarını şekillendiriyor denilebilir...
 
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.