09.12.2018

Muharrem ince

Türkiye’nin seçmen profil izlendiğinde, bütün bireylerinde bildiği gibi %65 sağ, %25 sol, %10’unu Kürt seçmen oluşturmaktadır. Sağ profili oluşturan seçmenlerin yarısı daha esnek davranabilen kişilerden oluştuğundan, dönem dönem kendine yakın gördüğü partilere oy verirken, diğer yarısı katı bir şekilde İslami düşünceyi ön plana çıkartan partilerden vaz geçmemektedirler. Buna rağmen, sağ kesimin esnek davranan kısmı, her ne olursa olsun, sol bir partiye oy vermemektedirler. Sol kesimi oluşturan seçmen daha evrensel düşünceye sahip olduklarından, mevcut durumda gerekirse sağ partilere de oy vermektedirler. Kürt seçmenler ise başta Kürtleri temsil eden partiler olmak üzere bütün partilere oy verebilen seçmenlerden oluşmaktadır. Kısacası sağ görüşlü seçmenimiz, sol partilere oy vermekte çok zorlanmaktadırlar. Bu profil Türkiye’nin açmazı ve bütün çıplaklığıyla duran bir gerçeğidir. Bunu kabul etmeyen ve ya görmekte zorlananlar ilerleyen süreçte çok büyük bir biçimde yanıldıklarının farkına varacaklardır. Bu gözlemler eşliğinde Cumhurbaşkanlığı seçimini değerlendirmeye çalışalım.
 
İYİ Parti Lideri Sayın Meral Akşener, partinin kurulduğu ilk gün yaptığı açıklama ile Cumhurbaşkanı adayı olacağını beyan etmişti. AKP ise MHP’nin de desteğini alarak, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı aday gösterdi. CHP tartışmalar eşliğinde Sayın Muharrem İnce’de karar kıldı. Diğer iki aday beklenildiği gibi Sayın Selahattin Demirtaş ve Sayın Temel Karamollaoğlu oldu. Bu adayların içerisinde en çok ses getiren ve en çok konuşulan, Muharrem İnce oldu. Hakkında birçok yorum ve görüş ortaya atıldı.
 
Muharrem İnce güçlü bir lider olduğundan aday gösterildi.
Muharrem İnce’nin CHP’de nüfusunu kırmak için aday gösterildi.
Kılıçdaroğlu’na muhalefet yaptığı ve bu muhalefeti kırmak için aday gösterildi.
Kılıçdaroğlu’nun liderlik koltuğunu başkasına kaptırmamakta ısrarcı olduğundan aday gösterildi.
 
Bu ve buna benzer tezlerin gerçeklik payı var mıdır yok mudur bilemem; fakat liderlerin kampanya süresince ve ilerleyen günlerde olacaklara yakından bakınca, öngörülen tabloyu şöyle toparlamak ve tahlil etmek çok da zor olmasa gerek.
 
Recep Tayyip Erdoğan, bu yarışta kimi karşısında görmek ister? Tabii ki sağ kesimden oy alamayacak Muharrem İnce’yi.
Recep Tayyip Erdoğan kimi görmek istemez? Tabii ki sağdan, soldan ve Kürtlerden rahatlıkla oy alabilecek, Meral Akşener’i.
O nedenledir ki daha düne kadar, yandaş medya, hiçbir lideri ekranlara çıkarmazken, kanalların hemen hemen hepsi Muharrem İnce’nin yaptığı mitingleri ve söylevleri yayınlamaya başladı. Muharrem İnce’nin yıldızını parlatırken, günde üçten fazla miting yapan, Meral Akşener görmezden geliniyor.
Recep Tayyip Erdoğan, seçimleri rahat atlatabilmek için rakiplerini kendisi seçer. O nedenledir ki özellikle her yerde Muharrem İnce’den söz etmekte, Meral Akşener’in ismini ağzına bile almamaktadır.
Recep Tayyip Erdoğan, 2002 yılında Deniz Baykal’ın gümüş tepside sunduğu başbakanlığı, bu sefer de Kılıçdaroğlu’nun aynı işi yaparak, Cumhurbaşkanlığını altın tepside sunacağını öngörmektedir. Bu işi sadece Meral Akşener bozmaktadır. Akşener’in 2. Tura kalması bütün hesap ve planları bozacaktır. O nedenledir ki İYİ Parti’nin seçimlere girememesi için çok uğraşılmış ama başarı sağlanamamıştır.
 
Keser döner sap döner, bir gün gelir hesap döner. İlerleyen günlerde, Meral Akşener’i Cumhurbaşkanı, Muharrem İnce’yi de CHP’nin genel başkanı görürseniz hiç şaşırmayınız.
 
 
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Ahmet ilgün6 ay önce
tespitleriniz çok doğru hüseyin öztürk başkanım