17.12.2018

ENFLASYON ANLATILMAZ YAŞANIR!

Türkiye bir süredir enflasyon sorunu yaşıyor ve daha uzunca bir süre bu sorunla yaşayacağımız anlaşılıyor. Enflasyon ne zaman kendini hissettirse, hemen bir teorik tartışma başlıyor:
Efendim enflasyonu aslında faiz yaratıyor. Faizler yüksek olduğu için enflasyon yüksek çıkıyor.

Hayır efendim, tam tersidir, enflasyon yüksek seyrettiği için faizler de yükseliyor.

Efendim ikisi de yanlıştır, Türkiye “stagflasyon” sürecine girmiştir. Yani, “enflasyon içinde durgunluk” yaşıyoruz. Bu sorun temel reformlar yapılmadan çözülemez.Ve tartışma böyle sürüp gidiyor. Elbette konu akademisyenler ve piyasa uzmanları arasında ekonomi disiplininin teknik kavramlarıyla tartışılsın. Fakat bu teknik tartışmadan halkın bir şey anladığı ve ilgilendiği de yok açıkçası.

Sokaktaki vatandaş açısından enflasyon, “anlatılan”  teori değil, “yaşanan” bir gerçektir.

İster faiz enflasyondan, isterse enflasyon faizden doğsun, vatandaş için sonuç değişmez. Vatandaş, enflasyonu pazarda, markette, bakkalda, manavda, kırtasiyede, kirasında, elektrik, su, doğal gaz faturası öderken yaşar. Enflasyonun ne olduğunu yaşayarak öğrenir.

TEMEL İHTİYAÇLAR

Enflasyon, var olan gelir adaletsizliğini ve geçim sıkıntısını daha da artırır. Zaten borçla, kredilerle, kredi kartlarıyla geçinmeye çalışan ücretli ve dar gelirli kesim, bunu daha hızlı ve daha ağır hissedecektir. Harcamalarını iyice kısacak ve eskiden eve götürdüğü götüremez, en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelecek.
Halk için enflasyon budur.

VATANDAŞ GÖZÜYLE NE OLDU?

Eylül ayı enflasyon rakamları açıklandı ve bir sürü rakam duyduk. Vatandaş için olan şu:

Çarşıda, pazarda, bakkalda, markette, okulda, hastanede aldıkları mal ve hizmetin fiyatları yüzde 24.5 artmış. Bu güne kadar ödediği paranın dörtte biri kadar daha fazla ödeme yapmak zorunda. Ayrıca, üretici fiyatlarının yüzde 46.15 olması da daha üretimdeki bu maliyet artışının henüz bizim tükettiklerimize yansımadığını gösteriyor. Düz mantık; yüksek maliyetle üreten pahalı satar.

TÜİK’ in takip ettiği 407 ürünün yüzde 87’sinin fiyatı zamlanmış.

Doğalgaza son iki ayda üçüncü kez zam yapılmış.

Elektriğe yüzde 9 daha zam gelince, iki ayda gerçekleşen zam yüzde 27’yi bulmuş. Vatandaş elektriğe ödeyeceği parayı bundan sonra üçte bir kadar daha fazla ödeyecek.

Odun ve kömüre de yüzde 100 zam gelmiş.

Kırtasiye fiyatları neredeyse yüzde 60 zamlanmış durumda, okul alışverişi yapan veliler yakından gördü durumu.

Ekmeğin ya fiyatı artmış ya gramajı düşürülmüş…

HOCANIN YÜZÜĞÜ

Nasreddin Hoca evinin önünde aranıyormuş… Sormuşlar:

Hocam ne arıyorsun?

Yüzüğümü kaybettim onu arıyorum, demiş.

Nerede kaybettin Hocam yüzüğünü?

Evin bodrumunda kaybettim, yanıtını vermiş.  “Peki” demişler:

Yüzüğünü bodrumda kaybettiysen, niye sokakta arıyorsun?

Bodrum karanlık, burası aydınlık da onun için buruda arıyorum, demiş…Bizim siyasilerin de enflasyon ve pahalı dövize çare ararken yaptıkları öneriler, aldıkları önlemler de Nasreddin Hoca’nın yüzüğünü aramasına benziyor.

Diyorlar ki:

ABD ve Batı bize ekonomik savaş açtı, savaştayız.

Dövizi bahane ederek stok yapan, ürün fiyatlarını artıran varsa hemen zabıtaya haber verin.

-Dövizle kiralama bundan sonra yasaklanmıştır, dövizle kiralama, alış-veriş yapmayın,

Yastık altında döviz-altın saklamayın, gidin bozdurun.Peki siz ne yapıyorsunuz diye sorunca da:

16 bakanlığın denetimini ve ekonomik tavsiyeleri McKinsey’e verdik. O çözecek.

Kim bu McKinsey?

ABD’li Danışmanlık şirketi.

Buyurun buradan yakın…

Türkiye’ye ekonomik savaş açmış ABD’ye karşı ABD’li şirkete milyonlarca dolar ödeyip, medet umuyorlar.

Neresinden tutsanız elinizde kalıyor…

Sanki asgari ücretle geçinmeye çalışan vatandaşın yastık altında kilolarca altın, milyonlarca doları var gibi…

Sanki asgari ücretle geçinmeye çalışan vatandaş her gün dolarla alışveriş yapıyor, ha bire dolarla ev ya da dükkan kiraya veriyor.

Sanki 3. Köprüyü, 3. Havaalanını, Avrasya tünelini ve benzerlerini hazine garantisiyle dolar üzerinden yandaş müteahhitlere aybaşını getirmeye çalışan, bakkaldan, manavdan kaçan vatandaş verdi!

Yapılanlarla söylenenlere bakınca…

İnsan, “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” demekten kendini alamıyor.

 
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Haluk Demirel2 ay önce
güzel ve akıcı bir yazı olmuş. tabii geçmişte enflasyonu düşüren tek partinin akp olduğu dikkate alındığında başkana biraz daha zaman tanınmalı diye düşünüyorum.