25.09.2018

İKTİDAR DİŞİL OLMALI

Bu yıl da, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 8 Mart Dünya Kadınlar gününü hiç de iç açıcı olmayan bir tablo ile karşıladık. 2017 yılında toplam 409 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Bu yılın Şubat ayı ise erkek şiddetinin tavan yaptığı ay oldu. Şubat ayında tam 47 kadın erkekler tarafından öldürüldü.  
Geçtiğimiz 10 yıl boyunca her yıl bir öncekinden çok daha fazla kadın öldürüldü.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun saptamalarına göre 2008 yılında 80 kadın öldürülmüştü, 2017 yılında ise bu sayı 5 kat artarak 409’a ulaştı.
Hergün öldürülen, şiddete maruz kalan, taciz ve tecavüze uğrayan kadın haberi almaktan bıktık.  Bu sorun Türkiye’nin en acil çözüm bekleyen sorunlarından biridir.
Erkeklerin öldürme bahanesi genellikle “namus” oluyor ve kendilerini “namusumu temizledim’’ diyerek savunuyor. Çünkü bu gerekçe katile hem cezaevinde hem kamuoyunda “itibar” kazandırıyor. Ayrıca haksız tahrik, iyi hal ve yaş gibi vesilelerle alacağı cezada da  indirim sağlıyor.  Türk Ceza Yasası’nda namus cinayetlerine indirim kaldırılmış olsa da bazı yargıçlar maalesef bir şekilde tahrik unsuru bulup, takdir yetkilerini sonuna kadar ‘’katil’’den yana kullanıp indirim yapıyorlar.

ERİL İKTİDAR

Şunu açıkça haykırmalıyız ki, biz kadınların başına ne geliyorsa iktidarın cinsiyetinden geliyor. İktidar erildir. Ailede, işyerinde, toplumda, bürokraside, ve nihayet devlette iktidar erkektir.
Eril iktidar, iktidarda sadece erkeklerin olması anlamına gelmez. Başbakan, bakanlar, cumhurbaşkanı, yüksek bürokratlar vs. kadın olması da iktidarın dişil olduğu anlamına gelmez. Kararlar erkeklerin değer yargılarına göre alınıyorsa ve  iktidar çarkı erkek zihniyetiyle  dönüyorsa iktidar  erildir.  Dolayısıyla toplumsal düzenlemeler ve yasalar da erkeklerin bakış açısı ve değer yargılarıyla şekillenmektedir.
Neden ‘’toprak ana’’ ve ‘’devlet baba’’ dediğimizi düşündünüz mü?
Toprak ve kadın doğurganlığı ifade eder. Erkek ise siyasal, ekonomik gücünü devam ettirebilmek için ikisi üzerinde de hakimiyet tesis eder. Bu ataerkil anlayışa göre toprak ve kadın erkeğin mülküdür. Devlete baba, toprağa ana demek de eril bir söylemdir.
Nikahlarda , ‘’babadan olma, anneden doğma’’ ifadesi görünüşte çok masum ve hepimize sıradan gelen bir tanımdır. Oysa bu tanım bile hiyerarşi içeren bir ifadedir; erkeği yaratıcı, kadını ise bu sürece sadece aracılık eden ikincil rolde göstermektedir.
Devlet düzeni ister liberal olsun, ister sosyalist olsun, ataerkil toplum düzenine dayanarak kurulmuştur. Bu nedenle devlet de erkek kafasıyla düşünür. Meclis erkek kafasıyla yasa yapar. Hükümet erkek kafasıyla yasaları uygular. Yargı erkek kafasıyla hüküm kurar. Bu nedenle erkekler gibi  “namus” olgusuna ve algısına ortaktır ve “namusunu temizlemiş” erkekten yanadır. Ve kadın bu eril iktidarın altında ezilir, ölür, baskılanır, ikinci sınıf kalır.
Kadına tecavüz eden, döven ve öldüren erkeği daha düne kadar koruyan bir ceza yasamız vardı. Eğer bir erkek, fahişeye tecavüz etmişse, kadın zaten fahişe diyerek ceza yasamız  tecavüzceye daha az ceza veriyordu. Yasalarımızda bu hüküm kaldırdığında dünya milenyuma hazırlanıyordu.
“Namus” cinayetlerinde ağır tahrik indirimi kaldırıldığında ise dünya milenyumdan 5 yıl almıştı bile.
Böyle bir ülkede hâlâ “erkekler” göklere çıkartılıyor, kadınlar yerin dibine batırılıyorsa, durup düşünmemiz ve bu düzeni değiştirmemiz lazım.

DİŞİL İKTİDAR

Biz kadınların mücadelesi iktidarı erilden dişile dönüştürme amacı taşımalı. Yoksa erkek iktidarlardan kadın lehine düzenlemeler beklemek sonuç vermiyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin kurulması için iktidarın “dişil” olması gerekiyor.

Ne demek dişil iktidar?

Erkek siyasetçiler hemen korkmasın. İktidar dişil olmalı derken, cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar, hepsi “kadın” olsun demiyorum. Devlet çarkını döndüren iktidarın, erkek değer yargılarıyla değil, kadın değer yargılarıyla karar vermesini, ülkeyi, toplumu kadın değer yargılarıyla, kadının bakış açısıyla yönetmesini kastediyorum.

Eğer bu başarılabilirse ne olur?

Adalet olur, eşitlik olur, barış olur, işbirliği olur, dayanışma olur, kadın özgür olur.
Adaletsizlik olmaz, savaş olmaz, öldüresiye rekabet olmaz, kavga olmaz, kadın cinayeti olmaz.
Çünkü kadın öldürmez yaşatır, yaralamaz iyileştirir, öldüresiye rekabet etmez işbirliği yapar, tahrip etmez inşa eder, ezmez korur, besler, büyütür…
İşte bu nedenle iktidar dişil olmalıdır.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Ufuk Baykal 6 ay önce
evet mehtap hanım iktidardaki zihniyet dişil olmalıdır. kavgacı ancak o zaman yurtta da dünyada da barış, üretkenlik ve paylaşım olur
Diyar yelekin6 ay önce
kalemine saglik güzel arkadasim