16.07.2018

ÖNCE SİZ BİR “MİLLİ VE YERLİ” OLUN DA…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan son dönemde en çok duyduğumuz söz, “milli ve yerli” olmak…
Cumhurbaşkanı kendisini ve partililerini “milli ve yerli” sayarken, kendisine muhalif olan bütün lider, parti ve kurumları ise “kökü dışarda”, “dışarıdan yönetilen”, ABD, FETÖ ve PKK’nın yönettiği, ”milli ve yerli olmayanlar” diye yaftalıyor…
Hatırlarsanız başkanlık sistemi için yapılan referandumda da ‘’hayır’’ diyenleri ‘’terörist’’, ‘’PKK ve FETÖ destekçisi’’ olmakla suçlamıştı.
Ben size tahminimi söyleyeyim…
Bu yaftalama yerel seçimin de, cumhurbaşkanlığı seçiminin de temel söylemi olacak. Erdoğan ve işbirliği yaptığı Bahçeli iki seçime de bu propagandayla gidecek.
Erdoğan ve Bahçeli’nin erken ittifak açıklaması yine kamplaştırıcı, bölücü bir propagandaya hazırlık yapıldığını gösteriyor. AK Parti ve MHP “milli ve yerli”; CHP, İYİ Parti, HDP “milli ve yerli olmayan” cephe olarak ilan edilecek. İYİ Parti ve CHP’yi HDP’nin yanında göstererek milliyetçi oyları kendi cephelerinde tutmaya çalışacaklar. Abdullah Gül’de bu cepheye yakın gösterilecek.
Bahçeli’nin erkenden Erdoğan’a destek açıklamasının altında yatan taktik hedef böyle görünüyor.

MİLLİLİĞE BİR BAKALIM

Tabii ki, milli ve yerli olmak çok güzel nitelikler.
Milli aidiyetin güçlü olması, olaylara ülke ve millet çıkarı açısından bakabilmek, milletin için çalışmak, kendi değerleriyle yaşayan, kendi kültürünü özümsemiş, yabancı hayranı olmayan, yabancı kültüre aitmiş gibi yaşamayan, anasından babasından, milletinden utanmayan, aksine gurur duyan, kompleksiz bir yerli olmak çok güzel…
Peki bunu slogan haline getirip kendisinden olmayan herkesi gayri milli, gayri yerli ilân edenler gerçekten yerli ve milli mi?
Buna bir bakalım…
Bu ülkede BOP eş başkanıyım diye övünülmedi mi?
Türkiye’de, ne kadar stratejik önemde kamu iktisadi kuruluşu varsa, tamamını bu iktidar döneminde yabancılara satılmadı mı?
“Her türlü milliyetçiliği ayaklarımızın altına alıyoruz” denmedi mi?
İstanbul borsasının yüzde 65’i yabancı sermayenin elinde değil mi?
Milletin ödediği vergilerden garanti verilerek enerji ihaleleri yabancılara verilmedi mi?
CIA’nın referansıyla ABD’ye giden ve ABD tarafından hala korunan FETÖ’ye bütün anayasal kurumlar bu iktidar döneminde teslim edilmedi mi?
PKk ile masaya bu iktidar oturmadı mı? Valiliklerin, üniversitelerin, hastanelerin önünden “T.C” ibaresi bu iktidar zamanında sökülmedi mi?
Türk askerine, Türk polisine, önünüzden bile geçseler PKK’lılara dokunmayacaksınız talimatı verilmedi mi? Sözüm ona “çözüm süreci” boyunca asker terörist için kışladan çıkmayacak denilmedi mi? Çözüm masalarında PKK’lılara ‘’ bölgede size zorluk çıkaran emniyet müdürü, kaymakam kim varsa söyleyin’’ denilmedi mi? Teröristlerin ayağına mahkeme götürülmedi mi? Bu ülkenin Genel Kurmay Başkanı dahil vatansever evlatları PKK’lıların gizli tanıklıklarıyla yargılanıp hapislere atılmadı mı? Devletimizin en gizli sırlarının bulunduğu kozmik oda yol geçen hanına döndürülmedi mi? Ki o gizli sırların şuan kimlerin, hangi gizli servislerin elinde olduğunu bile bilmiyoruz.                                
Atatürk’ün adı ders kitaplarından bile silinmeye kalkışılmadı mı?
Milli bayramlarımız es geçilmedi mi?
Hep bir bahane bulunarak 18 Mart, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim törenleri sınırlandırılıp, resepsiyonlar iptal edilmedi? Bunların yerine FETÖ’nün uydurduğu “kutlu doğum haftası” gözyaşları ve huşu içinde, dev törenlerle kutlanmadı mı? Fetullah Gülen teröristine “bu hasret bitsin dön artık” çağrıları yapılmadı mı?
 Bunların hepsi ve daha fazlası yapıldı… Bunlar sadece bir çırpıda aklıma gelenler.
Peki bunların hepsini yapanlar nasıl “milli ve yerli” oluyor da, ta en başından beri bunların hepsine karşı olanlar ve yanlış bulduğunu ilan edenle gayri milli oluyor?
Bu soruyu sormayacak mıyız? İdeolojilerimiz, partiye ve liderlere olan bağlılığımız bu gerçekleri sorgulamayacak kadar gözümüzü ve vicdanımızı kör mü etti?
“Milletimden özür diliyorum, Allah bizi affetsin, bizi aldattılar” deyince bütün sorumluluklardan kurtulmuş mu oluyor insanlar?
Elbette değil…
Bu milletin de bir hafızası olduğunu unutmamak gerekir…
Artık “aldatan ve aldatılan” bir Türkiye istemiyoruz.
 
 
 
 
 
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.