25.09.2018

ATI ALAN ÜSKÜDAR’I GEÇTİ Mİ?

Tarih 16 Nisan 2017, yer İstanbul Tarabya’da bulunan Huber Köşkü.
“Bu neticeyi küçümsemeye gayret edenler var. Boşuna uğraşmayın atı alan Üsküdar’ı geçti. Bugün Türkiye 200 yıllık kadim bir tartışma konusu olan yönetim sistemi konusunda tarihi bir karar vermiştir. Bu karar sıradan bir olay değildir. Çok ciddi bir yönetim sistemi üzerindeki değişim, dönüşüm kararının verildiği gündür bugün.”
Bu demeç 2017 Cumhurbaşkanlığı referandum sonuçlarının kesin olmasa da gayri resmi olarak netleştiği gece, Cumhurbaşkanı tarafından Huber Köşkünden kamuoyuna yapılan ilk açıklamadır.
Peki gerçekten atı alan Üsküdar’ı geçmiş midir? Yoksa bu sonuç 16 yıllık Ak Parti iktidarına ilişkin sonun başlangıcının ilanı mıdır?
Burada üzerinde durulması gereken ve maalesef gözden kaçırılan en önemli açıklama “bugün Türkiye 200 yıllık kadim bir tartışma konusu olan yönetim sistemi konusunda tarihi bir karar vermiştir.” açıklamasıdır. Hadi gelin hep birlikte şu 200 yıllık kadim yönetim tartışmasına bir gidelim.
3 Kasım 1839 Tanzimat Fermanının ilanı. Buradan biraz daha geriye gidersek tam 200 yıllık kadim yönetim anlayışında ki esaslı değişiklik karşımıza çıkacaktır. II. Mahmut ile başlayan ıslahat çalışmaları ve Abdülmecid ile vücut bulan Tanzimat Fermanı’dır. Bu ferman ile yönetim Allah’ın yeryüzündeki tezahürü olan padişahtan halka inmiş ve ilk defa Fransız devriminin de etkisi ile millet anlayışı vücut bularak etkisini tüm dünyada derinden hissettirmeye başlamıştır.

Tanzimat Fermanı özet olarak ne getirmiştir.
  1. Herkes can, mal ve namusunun koruma altına alınması,
  2. Mahkemelerin herkese açık bir şekilde oluşturulması,
  3. Kimsenin yargılanmadan idam edilmeyeceği
  4. Kazanca göre vergi uygulaması yapılacağı,
  5. Askerliğin 4 yıl olarak mecburi yapılması gerektiği,
  6. Rüşvetin ortadan kaldırılması,
  7. Mal ve mülkün kişiye ait olup miras olarak bırakabileceği (özel mülkiyet)

Bu huşular ilk kez vurgulanmış, yazılı hale getirilmiş ve bütün vatandaşlara eşit haklar verileceği ilk defa bir padişah tarafından yazılı olarak taahhüt edilmiştir. Bu süreci ilk Anayasa tecrübemiz Kanuni Esasi ile birlikte; Jöntürkler, Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkış, Erzurum, Amasya ve Sivas Kongreleri ile milli mücadele sonucu oluşturduğumuz Misak-ı Milli sınırlarımız ve hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete iade edildiği Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı takip etmiştir. İşte o gece ki demeç ile takiyeye kurban giden 200 yıllık yönetim anlayışının bu topraklardaki uzun ve meşakkatli serüveni budur.
Cumhurbaşkanı ise referandum sonrası ilk beyanatında bu ilk çağdaş, ilk insanı temel alan, ilk yönetimsel tartışmayı milat alıyor ve diyor ki bu referandum sonucu ile ben 200 yıllık yönetimsel tartışmayı sonlandırıyor ve tek adam olarak tüm bu tartışmalara noktayı koyuyorum ve atımı alıp Üsküdar’ı geçiyorum.
Evet gerçekten tek adam referandum gecesi atına binip Üsküdar’ı geçmiş midir? Yoksa bu açıklaması ile referandum sonuçlarını manipüle mi etmeyi amaçlamaktadır. Amacımız niyet okumak olmayacağına göre; geriye iki ihtimal kalmaktadır. Evet; gerçekten Üsküdar geçilmiştir ve tüm sancılarına, tüm mücadelelerine ve verilen binlerce şahidi ile birlikte millete teslim edilen hâkimiyet ve yönetim 200 yıl sonra tekrar tek adama teslim edilmiştir. Diğer ihtimal ise tartışmalı referandum neticesinde ortaya çıkan sonuçlar gerçekten tek adamı dönülmesi imkânsız bir hataya mı sürüklemiştir.

Aynı gece yapmış olduğu bu konuşmasında Cumhurbaşkanı şu anki küçük ortağı Bahçeli’ye de destekleri için şükranlarını iletmektedir. Nitekim bu teşekkür şu an cumhur koalisyonu olarak kanunlarla da açıkça ortaya konmuş durumdadır. Öyle ki; cumhur koalisyonu tarafından mesele, seçim zarflarının mühürlü mü mühürsüz mü olacağı noktasına kadar getirilmiştir. Şimdi atın terkisinde Bahçeli de vardır. Atın terkisi o kadar geniş midir bilemeyiz ama o terkiye daha çokça sığdırılması gerekenler olacağı Cumhurbaşkanının mevcut arayış ve siyasi çabalarından siyasi gündeme şöyle göz ucuyla dahi bakılsa açıkça anlaşılmaktadır.
Üsküdar geçilebilecek midir? Yoksa gerçekten geçilmiş midir? Bu soruların tek bir cevabı olacaktır. O cevap 16 Nisan 2017 gecesi Huber köşkünden verilen demecin bir manipülasyon mu yoksa gerçek mi olduğunu da gün yüzüne çıkartacaktır. Kaldı ki; Üsküdar’ı geçecek atın yükünün ağır çektiği ve siyaseten Üsküdar’ın sanıldığı kadar yakın olmadığı da açıkça anlaşılır durumdadır. Nitekim sandık bu kadim ve büyük millete cevabını bağıra bağıra, haykıra haykıra verecek ve daha nice 200 yıllar görerek Aziz Türk Milletine yakışır şekilde demokratikleşme ve çağdaşlaşma yolculuğunu emin adımlarla sürdürecektir.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.