16.07.2018

ÇARŞAMBA CADISI

Dünyadaki tüm kültürlerde, yaratılmış ya da “yaratılmamış” bütün varlıkların kökenine yönelik, mutlaka bir mitoloji vardır. Ağaçlar, mağaralar, gezegenler, güneş ve diğerleri üzerine,  gerçek ötesi kurgusal söylenceler anlatılır. Bu söylencelerden bir tanesi de “Çarşamba” gününe aittir.
 
Şamanlar ya da sanatçılar, onunla bağlantılı bilinçdışından bilince gelen hayali kişilikleri, sahneye koyar. Türk anlatılarında Çarşamba’nın şeytani ve matrak bir karakteri vardır. Arketipler adını verdiğimiz bu karakterler bilince çıktığı zaman çoğalır ve biçimini yeniler.  Çarşamba günü; cin, öcü, cadı vs ile özdeşleştirilerek canlandırılır ve bir bedene sahip olur.
 

Willy Pogany, Turkish Fairy Tales. 1926.
 
Bu bağlamda Türk sözlü kültüründe, Tanrıça imgesinin olumsuz türevlerinden biri “Çarşamba Karısı” karakteridir. Albastı, Almıs, Küp Karısı gibi, Cadı arketiplerinden biri olan “Çarşamba Karısı”, saçı başı dağınık, çirkin görünümlü dişi bir varlıktır. Bundan dolayı, üstü başı dağınık, saçları karışık kişiler için “Çarşamba Karısı Gibi” benzetmesi yapılır.


Willy Pogany, Turkish Fairy Tales. 1926.
 
 
Anadolu inançlarına göre, Çarşamba günleri ortaya çıkar ve hızlı bir şekilde dolaşarak evin her tarafını dağıtır. Yarım bırakılmış örgüleri söken ve ipleri birbirine dolayan, mutfakta bulunan, yağ, bal ve unu birbirine karıştıran, etrafı dağıtıp kirleten bir varlıktır. Bazen atlara musallat olup, yelelerini örer ve terleyene kadar koşturur. Bu yüzden amaçsız, başıboş, hiçbir iş yapmadan ortalıkta dolaşan insanlara “Çarşamba karısı gibi gezip durma” denir.
Geleneksel inanca göre Çarşamba Karısı, Salı akşamları ev ev dolaşmaya başlar. Yarım kalmış işleri bozar ve karıştırır. Bundan dolayı Salı gecesinden Çarşamba gününe yarım kalmış iş bırakılmaz. “Salı Sallanır” deyimi de işte bu yarım kalan işler için söylenir. Bu yüzden Salı günleri bir işe başlanmaz. Bazı yörelerde Çarşamba günleri ev kadınlarının tatil günü gibidir, çamaşır yıkanmaz, ev süpürülmez vs. Çarşamba karısının çocukları evlerden kaçırdığı da söylenir.


Willy Pogany, Turkish Fairy Tales. 1926.
 
"Çarşamba pazarı" veya "Çarşamba pazarına dönmek" deyimleri de kalabalığı, kargaşayı ve düzensizliği ifade etmek için kullanılır. “Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir” sözü, Çarşamba gününe yüklenen bir diğer olumsuz anlam ile bağlantılıdır. Bir gün öncesinden, kötü  ve karmakarışık yürüyen işlerin, bir gün sonrasında da devam edeceği tahmin edilir.
 

Willy Pogany, Turkish Fairy Tales. 1926.
 
 
Roma Tanrısı Mercury-Merkür Çarşamba gününe adını vermiştir. Yunan mitlerindeki karşılığı Hermes’tir. Çarşamba; Fransızca'da Mercredi ve Romence Miercuri'dir. İngilizce Wednesday, Germen Tanrısı Woden adından gelir. Gal’ce Dydd Mercher, Merkür’ün günü anlamındadır.  Woden, Mercury ve Hermes’in göksel karşılığı Merkür gezegenidir. Merkür’ün Çarşamba gününü yönettiği kabul edilir. Hint mitolojisinde Çarşamba günü Budha’ya atfedilir ve Merkür gezegeninin Tanrısı olarak bilinir.
 
Roma ve Yunan Tanrıları Merkür ve Hermes; hilebaz, kurnaz, yaramaz, oyunbaz, alaycı, işleri karıştıran ve aksatan karakterlerdir ve Çarşamba günü ile ilişkilendirilir. C. G. Jung çeşitli kültürlerin söylence ve mitolojilerinde bu karaktere sahip olan arketipe Tricksters-Hilebaz adını verir. Bu arketip kolektif hafızada bölünerek çoğalır, çeşitli karakterlerde ve tiplerde karşımıza çıkar. Bu kozmik şakacı kuralları çiğner, ortalığı karıştırır, hırsızlık yapar, düzensizlikten hoşlanır.
Türk mitolojisinde Merkür “Su Yıldızı” olarak adlandırılır. Japonca Çarşamba kelimesi Sui Youbi yani Su Günü anlamına gelir. Çarşamba günü, Suisei adı verilen Merkür gezegeni ile ilişkilidir ve Merkür, kelimenin tam anlamıyla “Su Yıldızı” demektir. Aynı şekilde Korece’de Çarşamba günü, Su anlamına gelen “Su yo il” olarak adlandırılır ve “Su Günü” anlamına gelir. Belki de “Çarşambayı Sel Aldı” türküsünün uzak geçmişinde, su ile ilgili bağı söz konusudur.
 
Çarşamba gününe atfedilen çok eğlenceli bir halk hikayesi ise şöyledir.
 
Kamburun biri bir gece hamama gitmiş. Gece yarısı 7 tane çıkmış ortaya. Adamın çevresini kuşatıp başlamışlar “Çarşambadır Çarşamba” diye dönmeye. Adam bakmış ki kurtuluş yok, o da cinlere uymuş, onlarla birlikte “Çarşambadır Çarşamba” diye dönmeye koyulmuş. Cinler adamı beğenmişler, sırtından kamburunu alıp vücudunu dümdüz etmişler.


Cinler. Muhammed Siyah Kalem. 15. yy.

Adam ertesi gün bir kambur arkadaşına rastlamış, başından geçenleri anlatmış. Kamburcağız geceleyin hemen hamama koşmuş. Gece yarısı cinler yine çıkmış ortaya, ve yine “Çarşambadır Çarşamba” diye dönmeye başlamışlar. Kambur da onlarla birlikte dönmeye koyulmuş, ama günlerden Perşembe olduğu için Kambur,  “Perşembedir Perşembe” der dururmuş. Cinler dermiş “Çarşambadır Çarşamba”, adam dermiş “Perşembedir Perşembe”… Cinler kızmış, öbür adamın kamburunu da bunun sırtına yüklemişler, tutup kolundan kapı dışarı etmişler.



Türk Gölge Tiyatrosu karakterlerinden, Cüce-Kambur, Bebe Ruhi. Tricksters-Hilebaz karakterine örnek. Karagöz'ü kızdırmaktan hoşlanan, oradan oraya laf taşıyarak herkesi birbirine düşüren, yılışık, sulu, alaycı, herkesle dalga geçen densiz, kötü huylu kambur cüce tipi.  
 
İlginç biçimde Çarşamba günü, Kuzey Amerika’da “Kambur Gün” olarak nitelendirilir. Haftanın ortası olmasından dolayı bu ismin verildiği düşünülür.
Bir de “Çarşamba Tuzu” vardır. “Ne o, ağzına Çarşamba tuzu mu ektiler ?” diye söylenir. Kayseri yöresinde,  sessiz, suskun, içine kapanık ve lafa hiç girmeyen, konuşmayan insanlar için söylenen bir deyimdir.
 
Çarşamba gününe atfen yapılan bir takım ritüeller, eski Türk geleneklerinin bakiyesi olarak günümüzde yaşamaya devam eder.

“Çıkmaz ayın son çarşambası” sözü olumsuz bir benzetme olsa da, günümüzde espri şekline dönüşmüştür. Eski inançlarda Çarşamba gününe yüklenen negatif anlamlar, onun uğursuz gün olarak algılanmasına neden olmuştur. Fakat aynı zamanda bir kutsiyet ve dokunulmazlığı da vardır.
 
21 Mart, eski kadim takvimde baharın başlangıcı ve yeni yıl olarak kutlanır. Eski yılı göndermek ve yeni yılı karşılamak için, 21 Mart’tan önceki “Son Çarşamba”, çeşitli ritüeller yapılır. Salıyı Çarşambaya bağlayan geceye “Ahir Çarşamba” denir. Azerbaycan’da yılın son Çarşambası, kızlar kısmetleri açılması için, maniler söyler.
 
“Atıl matıl Çarşamba,  ayna tekin, bahtım açıl Çarşamba.”

Nevruzdan önceki son dört Çarşambaya özellikle Azeri kültüründe ayrı bir önem verilir. Nevruz yaratılışın aşamalarını simgeleyen dört öğeyle (su, ateş, rüzgâr ve toprak) ilgili kutlama geleneklerini içerir.
 
Nevruz gününe kadarki kutsal dört çarşambadan ilki Su Çarşambası, ikincisi Od Çarşambası, üçüncüsü Yel Çarşambası ve dördüncüsü Toprak çarşambasıdır.
Su Çarşambası:  Ezel Çarşamba da denilmektedir. Bugünde su havzalarında düzenleme çalışmaları yapılır, su kaynakları ve kuyular temizlenir. Henüz gün doğmadan tüm insanlar su kıyılarına veya kuyulara, çeşmelere gider. Önce elini-yüzünü yıkar sonra su üstünden atlar, yaralılar yaralarına su sürer. İnsanlara birbirlerinin üzerine su serperler. O gün sudan geçenlerin yıl boyunca hastalığa yakalanmayacağına inanılır.

Od Çarşambası: ("Otaş Navruzu"). Üskü Çarşamba veya Addı Çarşamba olarak da bilinen gündür. Bu gelenek eski Türklerin Güneş'e ve Od’a (ateşe) olan kutsal inancından veya saygısından kaynaklanmaktadır. Geleneklere göre, bu gün ateş yakılarak ateşin üzerinden atlandığı takdirde insanın içinde bulunan tüm kötülük ve çirkinliklerin yakılmış (ortadan kaldırılmış) olacağına inanılır.

Yel Çarşambası: ("Salhın Navruzu"). Uyandıran Çarşamba veya "Rüzgârlı Çarşamba" olarak da bilinir. Bu günde esen sıcak veya ılık rüzgârlar yazın gelişini insanlara ve doğaya haber verirler. Uyanan yel, daha önceden uyanmış olan suyu, ateşi harekete geçirir.

Yer Çarşambası: ("Toprak Navruzu"). Toprak Çarşambası veya Yılahır Çarşambası da denir. Nevruz öncesindeki son Çarşamba gününde nihayet yer (toprak) uyanır, nefes almaya başlar. İnanca göre toprak artık ekilmeye hazır olduğu için ona tohum serpilebilir.

Çarşamba gününe yüklenen bu kadar enerji ve hareket elbette Ona istinaden söylenen "dokuz ayın çarşambası bir araya geldi" deyimini doğurmuş olmalı. Bu tanım, bütün işlerin aynı anda bir araya gelmesi sonucu, karışıklık ve sıkışıklık anlatan bir deyimdir.

Bir de “Kara Çarşamba” deyimi vardır. Eski halk takvime göre, Şubat ayının son çarşambası ile Mart ayının ilk iki çarşambası arasında kalan çarşamba günleri halk arasında “Kara Çarşamba” olarak adlandırılır. Allah’ın dünyayı yedi günde yarattığına, kötülükler ve belaları ise Çarşamba günü yarattığına inanılır. Bu nedenle bu tarihler arasına rast gelen çarşambalara “Kara Çarşamba” denir. Anadolu’da Nevruz’dan önceki son Çarşamba kutsal kabul edilir. Kara Çarşamba uğurlanır, aydınlığın ve Güneş’in simgesi olan Nevruz, bahar mevsimi ile birlikte karşılanır. Nevruz kışın ve karanlığın bittiği, yani gecelerin kısalmaya günlerin uzamaya başladığı gündür. “Karanlık” uğurlanırken “Aydınlık” karşılanır.

30 dan fazla çocuk kitabının yazarı ve illüstratör Ruth Chew, Türkçesi “Çarşamba Cadısı” olan “Wednesday Witch” kitabında bu karakteri konu eder. Yine  “Çarşamba Cadısı” motifi, “Addams Ailesi” dizisindeki Wednesday Addams karakterine can verir.


 
(Cevdet Kudret. Kalemin Ucu. Cem Yayınları. 1991)

http://www.diplomat.com.tr/atlas/sayilar/sayi19/sayfalar.asp?link=s19-12.htm
 
http://www.igdirkulturturizm.gov.tr/TR,55715/yoresel-inanislar.html
 
https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ar%C5%9Famba_(folklor)
 
http://www.sivilsayfalar.org/2018/03/27/dersimde-bir-alevi-gelenegi-kara-carsamba-dinlerde-gunlerin-onemi/








 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.