13.12.2018

GÖKTÜRK ALPLARI’NIN ERGİNLENME VE ER OLMA RİTÜELLERİ



UZUN ÖRGÜLÜ SAÇLAR
 
Uzun örgülü saçlı ve belikli Göktürk beyleri.
Erliğini kanıtlamış ve savaşlara katılmaya hak kazanmış Göktürk gençlerinin saçları belikler şeklinde örülürdü. Savaşlarda kazandıkları zaferleri saçlarıyla bağlantılı görülürdü. Uzun saçların yenilmezlik ve güç verdiği düşünülürdü.
 
Uzun örgülü saçlar Çin kayaklarında daima "Türk Özelliği" olarak gösterilmiştir. Bu özellik, Hiung-nu yani Hunlar (M.Ö. 2-1.yy) ve onların bir boyu olan Göktürkler döneminde de devam etmiştir. Hun Türk Kağanlar, öldüklerinde saç örgüleri kesilir ve bunlarla birlikte gömülürdü.

Uzun örgülü saçlar "Türk Alp Kurumuna" özgü bir gelenekti. Uzatılan saçlar "Belik" adı verilen bölümlere ayrılarak örülür ve Savaşçının gücünün “Saçlardan” geldiği düşünülürdü.
 
Alp öldüğü zaman saçı kesilir ve mezarına konurdu. Türklerde saç kesmek ölüm işareti ve yas alametiydi. Alp'ın atının da kuyruğu kesilir ve mezar başına tuğ olarak dikilirdi.
 
Alp'ın saçının kesilmesi, onun ruhundan gelecek tehlikelere karşı korunmak anlamına da gelirdi. Çünkü arkaik kültürler Ruh'un  saçta olduğunu düşünürlerdi. Öldürülen düşmanın saçının kesilmesi de, onun tamamen etkisizleştirilmesi olarak görülürdü.
 
Sir James Frazer'a göre eski toplumlarda “Gücün Saçta” olduğu inancı vardı. Ölülerden korkulduğu için saçları kesilirdi. Bundan dolayı Türkler, savaşta ölen düşmanlarının da saçlarını keserdi.
 
 
Türklerde Saç Kesmek "Ölüm-Yas" Alametidir. Milletlerin "Kolektif Hafızası", bilinçaltında sürekliliğini korur. Bu nedenledir ki, Türklerde rüyada saç kesmek iyi sayılmaz ve "ölüm" olarak yorumlanır. 
 
 

ANT İÇMEK-KAN İÇMEK VE KADEH
 
Türk ER olma yani İNİSİYASYON törenleri Ata Mağarasında ve özel bir takım ritüeller ile yapılırdı. İyi bir savaşçı olmak için Erginlenmek şarttı. Bu törenler aslında evrenseldir ve “Gizli Erkek Cemiyetlerinin” yaptığı Erkekliğe Geçiş Ayinleridir.
 
Göktürk Erginlenme ritüellerinde “Kağana Bağlılık Yemini” edilir ve savaşta cesur olacaklarına dair Ant İçilirdi. Kadeh içine doldurulan şarap benzeri içkinin içine, birkaç damla kan damlatılırdı. Kan, “Yeniden Doğuşun” alegorisiydi ve eski insanlar ruhun ve canın kanda olduğunu düşünürdü. Şarap da kırmızı renginden dolayı Kan’ın simgesiydi ve her ikisi de “Hayat Suyu” düşüncesi ile alakalıydı.
 
Eliade’ya göre; Atalar kendi koluna ve erginlenecek olan gencin koluna çizik atarak kanatır, ve kendi kanını genç delikanlının kanı ile karıştırırdı. Bir anlamda gencin eski “Çocukluk Kanı” Eril Ata kanı ile değiştirilir ve genç, erkekliğe adım atardı. Türk kültüründe buna “Kan Kardeşliği” adı verilir. 
 


KILIÇ KEMER KURŞANMAK
 
Göktürkler Ant İçme Töreninde kılıç ve kemer kuşanır ve silahlarının üzerine yemin ederlerdi.
Kur adı verilen özel kemerleri sadece savaşta başarı gösteren ALP’lar kurşanırdı. KUR KURŞANMAK, KEMER KUŞANMAK demektir. KUR hem KEMER hem de RÜTBE anlamına gelir. Türk Kurları özeldir. Üzerinde “Toku-Toka” adı verilen madeni levhalar vardır ve her biri bir RÜTBE işaretidir. Kemerden sarkanları da vardı. Savaşlarda üstün başarı gösteren Alp’lar “Çift Kur Kurşanırdı”. Biri “Kılıç” için diğeri “Keş” içindir.
 
Kemer Türklerde "Kurşak" olarak da bilinir. "Kurşanmak" kelimesi "Kuşanmak" anlamına gelir. Türk Alp'larının "Er" olma ve "Erginlenme" ritüellerinde Ant içtikleri ve Kılıç-Kemer kuşandıkları bilinir. Savaş çağına gelmiş erkekler için yapılan bir geçiş törenidir.
Bu ritüel esnasında, Türklerin Kızagan Tengri, Atılan ya da Atlaşgan adını verdiği savaş gezegeni Mars'a, Kılıç ve Kemer üzerine Ant İçilirdi.
Erlik kemeri ya da erlik kılıcı kuşanmak, Türk Alp kurumuna özgü törenlerdi. Kemer ve kemer tokaları, Alp'ların özel rütbe işaretidiydi. Savaşta başarı gösteren Alp'lara kemere takılan plakalar verilirdi.
 
Emel Esin’e göre “Er” kelimesi Erkek anlamının dışında, bir rütbeye karşılık gelmekteydi. Er kelimesinin Eren, Ergen, Erginlenmek gibi kavramların temelini oluşturduğu açıktır. Hun ve Göktürkler döneminde, “Er” olmak için avda bir hayvan öldürmek ya da güreş gibi güç gerektiren oyunlarda başarı göstermek gerekirdi. Er olma yaşı ortalama 14 idi ve bu şekilde Erliğini ispatlamış başarılı cesur gençler, ata mağarasında “İnisiye” olur erginlenirdi.
 
En önemli Er olma ritüeli Kur (Kurşak-Kemer) ve Silah kuşanmak idi. Bu tören sırasında erler “Kılıç-Kemer” üzerine ant içer ve kağanlarına bağlılık yemini ederlerdi. Sonra Er Adı ve Er At’ı verilirdi. Er Atı ve Er Adı alan kişiler kendilerine “Eş” seçebilir ve savaşlara katılabilirdi. Erginlenme ritüellerinden sonra, sosyal ve dinsel anlamda sınıf atladıkları ve Tanrısal makama erdikleri için “Eren” olurlardı. Alp-Eren kavramı da bu ritüeller ile bağlantılı, onlara yarı Tanrısal bir kutsiyet kazandıran askeri bir rütbedir.
 


KÜPE
 
Küpe takmak, eski Türk inisiyasyon ritüellerindendir. Ergenlik ve savaş çağına gelmiş erkeklerin kulakları delinir ve soy sırları, ataların isimleri ve gizli bilgiler genç ergene aktarılırdı. Bu aşamadan sonra Erginlenmiş, erkek olmuş sayılır ve gizli erkek topluluğuna kabul edilirdi.
Türkçe "Kulağı Delik" tabiri buradan gelir. Kulağı delik, gizli sırlara vakıf, duyulmayanı duyan, görülmeyeni gören anlamı taşır. 
 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.