17.12.2018

TABIK ya da BAY-DARA DAR AĞACI



Altaylılar ve Yakutlar kurban olarak kestikleri hayvanın derisini bir sırığa geçirip, asarlar. Buna Altaylılar “Baydara” Yakutlar “Tabık” derler.

Türkçe'ye "Dara Ağacı" ya da "Darağacı" olarak geçmiş, ölü "At" bedenlerinin asıldığı ağaç. "Dara" içi boş kütle anlamına gelir. Dara Ağacına içi boşaltılmış At bedeni asılır.

Şamanların göğe çıkış ritüellerinde, Gök Tengri için At kurban edilir. Şaman seçtiği "Beyaz At'ın" boynunu kırarak öldürür. Kanın yere akmaması çok önemlidir. Kurban töreninden sonra, hayvanın kemikleri kırılmaz. At'ın kafası ve derisi kayın ağacına asılır. Türk mitolojisinde At, ruhu gökyüzüne taşıyan öteki dünya hayvanıdır. Savaşta ölen Alp'lar kurban edilen atları ile birlikte gömülürdü. Kurban edilen At'ın Alp'ı "Tanrısal Makama" taşıyacağına inanılırdı. At’ın kanı yere akıtılmaz ve boynu kırılarak öldürülürdü.
 


Bu şekilde kan dökmeden hayvan öldürme İskitlerden bu yana, bütün Türk halklarında yaygın bir gelenektir. Gök Tanrı için yapılan kurban ayinlerinde, Canın ve Ruhun kanda olduğu düşüncesinden dolayı, hayvanın kanı özellikle toprağa akıtılmaz.

Kurban kazığı eski şaman geleneklerinde çok önemli bir yere sahiptir. Kurban törenleri "Ağaçların" ya da "Gök Direklerinin" altında gerçekleştirilir. Eliade’ya göre bunlar "Axis Mundi" yani "Kozmik Merkezdir" ve kurbanın ruhunu Tanrıı katına taşır. Kurban edilen hayvanın derisi yüzülür içi saman ile doldurulur. Sonra kazığa oturtulur. Bunlara “Baydara” adı verilir.



Türkçe "Bay"; Ulu ve Zengin anlamına gelir. Ağaçlar, Türk mitolojisinde üç kozmik bölgeyi yani -Gökyüzü, Yeryüzü ve Yeraltını- birbirine bağlayan kutsal "Bedenlerdir". Bu nedenle Bay-Kayın, Bay-Terek gibi isimler verilir ve ululanır. Ağaçtan türeme efsanelerinde ise, Ağaçlar Ana ve Baba olarak görülür. Kayın-Ana ve Kayın Baba tabiri, kayın ağacının "ATA" olarak kabul edilmesi ile birlikte, bu köken mitlerine dayanır.

İbni Fadlan'ın aktardığına göre; Oğuzlar Göktürkler gibi mezarlarını "Kurgan-Höyük" şeklinde yaparlar ve mezar başına Balbal dikerler. Ölenin ardından kurban ettikleri hayvanın başı ve derisini bir sırığa geçirirler. Kurban edilen hayvanın, kişinin ruhunu Tanrının makamına taşıdığı düşünülür.

Ölünün ardından Yoğ-Aş Töreni yaparlar. Türklerde hala "Ölü Yemeği" geleneği devam eder.



Türk mitolojisinde yaratıcı Tanrı Bay Ülgen, 9 dallı bir ağaç yaratır ve insanlar bu ağaçtan türer. Hayat Ağaçları ruhların gelip gittiği yol olarak görülür. Türkler yalnız göğün değil yerin de bir direği olduğuna inanır. Gökyüzüne kutup yıldızına uzanan bir direk olduğu gibi, yeraltına uzanan bir direk ya da bir ağaç da vardır. Yeryüzündeki kısmına kahramanlar, yeraltındaki bölümüne Erlik, gökyüzündeki parçasına ise Ülgen atını bağlar.
 
Türk mitolojisine göre Küçükayı Takımyıldızı, Kutup Yıldızına bağlı, Ak-Boz ve Gök-Boz atların çektiği bir araba olarak düşünülür. Büyük Ayı Takımyıldızı ise Güneş ve Ay kürelerini taşıyan At Arabasıdır. Gökyüzüne doğru uzanan direklere “Kutlu At Kazığı” ya da “At Çakı” adı da verilir. Türk mitolojik düşüncesine göre Kutup Yıldızı, At kazığının kutsal Tengrisi olarak kabul edilir.
 
Hayat Ağaçları 7 ya da 9 dallı olarak kabul edilir. Şaman, bu gök katlarını aşarak, Tanrı makamı sayılan Kutup Yıldızına ulaşır. Eski Türk Kozmoloji düşüncesinde Hayat Ağaçları ve Gök Direkleri, bir anlamda Şamanların Tanrıya ulaşmak için kullandıkları merdivenlerdir. Bu merdivenlerin çentikleri 7 ya da 9 katlı olur. Her biri bir gök katını karşılar. Ay, Güneş, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn 7 gök katı olarak, bunun üzerinde Sabit Burçlar kuşağı 8. kat, ve Türk Tasavvuf Felsefesinde de adı geçen "Kutup Yıldızı", Tanrının Kapısı ya da Tanrının Tahtı olarak 9. Kata yerleştirilir. Bu çentiklerin her birine Taptı ya da Taptu adı verilir.



Tabık ya da Tapık Türkçe "Tap" kökünden gelir. "Tapmak" eylemi çeşitli ritüeller ile birlikte, Tanrıya dua ve ibadet etmek demektir. Tapık ise "Tapınak" demektir ve Tanrı ile iletişime geçilen yer anlamında kullanılır.

Gök Direkleri ve Hayat Ağaçları Şamanların esrimeli gökyüzü yolculuklarında kullandığı "Kozmik Merkezlerdir." Bu kutsal yolda yürümek için, Gök Direklerine 7 ya da 9 Çentik atılır. Bu çentikler gök katlarını simgeler. Sevgili Mircea Eliade bu basamaklara "Taptı-Taptu" adı verildiğini söyler.
 
 
 
 



 
 
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.