25.09.2018

VENÜS GÖKLERİN ALTIN TAÇLI KRALİÇESİ

Mitolojilerdeki “İkonografik Arketipler”, tanrılar, tanrıçalar, kahramanlar, demonlar, ve diğer karakterler, “Tanrısal Enerjinin” biçime girmiş şeklidir. Mitolojiler, masallar, söylenceler insanlığın “Ortak Kültürel Mirasıdır”. Kolektif hafızada zaten kayıtlı olduğu için, göçler, gelenek ve dilden bağımsız olarak herhangi bir zamanda ve kültürde ortaya çıkabilir. İnsan ruhu tek ve biridir. Mitolojik temalar evrenseldir ve kostüm çeşitliliği altında aynıdır.
 
Ana Tanrıça inancı, dinler tarihinin en eski kavramıdır. Bunlar ruhun ilk imgeleri yani arketipleridir ve insanın ya da insansı türlerin ortaya çıkışıyla eşzamanlı olarak bilinç altı kayıtlarında kodlanmıştır. İlk imgeler fantezi ürünlerinde yani mitolojilerde ve rüyalarda görünür hale gelirler. Bunlar kalıtımsal imgelerdir ve kuşaktan kuşağa aktarılır.
 
Mitolojilerde Ana Tanrıça arketipinin olumlu türevleri; Umay, İnanna, Kybele, İsis, Ninlil, Havva, Afrodit’tir. Olumsuz  türevleri ise; Umacı, Alkarısı, Lilith, Ereşkigal gibi figürlerdir.
 
 Mitolojilerdeki “İkonografik Arketipler”, tanrılar, tanrıçalar, kahramanlar, demonlar, ve diğer karakterler, “Tanrısal Enerjinin” biçime girmiş şeklidir. Mitolojiler, masallar, söylenceler insanlığın “Ortak Kültürel Mirasıdır”. Kolektif hafızada zaten kayıtlı olduğu için, göçler, gelenek ve dilden bağımsız olarak herhangi bir zamanda ve kültürde ortaya çıkabilir. İnsan ruhu tek ve biridir. Mitolojik temalar evrenseldir ve kostüm çeşitliliği altında aynıdır.
 
Ana Tanrıça inancı, dinler tarihinin en eski kavramıdır. Bunlar ruhun ilk imgeleri yani arketipleridir ve insanın ya da insansı türlerin ortaya çıkışıyla eşzamanlı olarak bilinç altı kayıtlarında kodlanmıştır. İlk imgeler fantezi ürünlerinde yani mitolojilerde ve rüyalarda görünür hale gelirler. Bunlar kalıtımsal imgelerdir ve kuşaktan kuşağa aktarılır.
 
Mitolojilerde Ana Tanrıça arketipinin olumlu türevleri; Umay, İnanna, Kybele, İsis, Ninlil, Havva, Afrodit’tir. Olumsuz  türevleri ise; Umacı, Alkarısı, Lilith, Ereşkigal gibi figürlerdir.



Arkaik mitlerde Venüs göğün kutsal kraliçesi olarak nitelenir. Jung’a göre de mitolojilerde ki “Ana Tanrıça” arketipinin göksel karşılığı Venüs’tür. Bunlar bilinç dışında oluşan karakterlerdir. Ay ilk kahraman arketipidir. Mitolojilerde Ay’ın ilk eşi sabah yıldızı, ikinci eşi akşam yıldızıdır. Yani ilk eşi Lilith ikinci eşi Havva’dır.
 
Venüs arkaik insan zihninde sabah yıldızı olarak savaş tanrıçası ya da akşam yıldızı olarak aşk tanrıçası ve güneşin önünden geçişlerinde cehennem cadısı karakterine bürünür.
 
Türklerde Venüs Yıldızının adı "Çolpan"dır. Tan Çolpan’ı (Tan Yıldızı) ve Akşam Çolpan’ı isimleriyle anılır. Venüs bazen “Sabah Yıldızı” bazen de “Akşam Yıldızı” olarak doğar. Çolpan, yani Venüs, Türk İslam minyatürlerinde Lir, Arp ya da başka bir müzik aleti çalarken resimlenir.



 
Ana Tanrıça arketipinin göksel simgesi olan Venüs, Türklerde Altın Ana, Altın Kız, Sarı Kız, Çoban Yıldızı olarak da bilinir. Çoban Orion takımyıldızıdır. Türk söylencelerinde Venüs’ün bir “Çobanı” bir de “Köpeği” olduğu söylenir. Köpek figürü, Orion Takımyıldızının hemen yanındaki Büyük Köpek Takımyıldızıdır. Türk kozmoloji düşüncesinde Orion Takımyıldızı “Kahraman Arketipi'nin” gökyüzündeki sembolüdür ve çoban, avcı, kahraman, alp vb. isimler ile anılır. İki aşık gibi hayal edilen Venüs'ün Orion ile kavuşması baharı başlatır. Bundan dolayı Venüs’ün diğer adı “Çoban Yıldızı” ya da “Alp Yıldızı’dır”.
 
 

Resim3- Doğu Türkistan Uygur Türklerine ait bir Fresk ve Venüs Betimlemesi. Türk ikonografisinde Venüs daima elinde bir Müzik aleti olarak resimlenmiştir. 
 
Tüm diğer dünya mitlerinde Ana Tanrıça karakterinin göksel karşılığı Venüs, Avcı-Çoban Tanrının göksel karşılığı ise Orion Takımyıldızıdır. Sümer mitlerinde, Dumuzi çoban tanrı olarak Orion , Dumuzi’nin sevgilisi İnanna ise Venüs’ü temsil eder.
 
Venüs, kamların davulları üzerinde, ak bir ata binen ve elinde yıldız tutan bir binici olarak tasvir edilmiştir. Minyatürlerde ise bir müzik aleti çalarken resimlenir. Türk mantık ve kozmoloji düşüncesinde aklık Tanrıçalara verilen bir renk sembolizmidir. Venüs ve Ay batı yönüne yerleştirilir ve ak renk ile sembolize edilir. Ayrıca Venüs yeryüzündeki atların sahibi olarak da görülür. Geceleri dünyaya inerek doğumları başlattığı söylenir.



Bazen de atlara biner ve onları terletir. Bu ifade Venüs’ün yani Türk “Ana Tanrıça” arketipi olan Umay Ananın, olumsuz tarafı olan Alkarısı ile de benzeşir. Venüs’ün Güneş önünden geçişleri “Cadı” olarak nitelenmesine sebep olur. Cehennem cadısı olan Venüs’ün Türk mitlerinde büründüğü karakter ise Al Karısıdır. Al Karısı, “Anne Arketipinin” olumsuz türevidir.
 
Venüs’ün yeraltına inişi ve tekrar “Sabah Yıldızı” olarak doğuşu, yer altı tanrısı Erlik ve  Savaş ile özdeşleştirilir. Türk mitolojisinde yeraltı tanrısı Erlik güçlü kuvvetli savaşçı anlamında, Erklig adını alır ve Alplik simgesidir. Bundan dolayı, Erlik tasvirlerinin başında, Venüs ile özdeşleştirilen Tanrıça Umay Ananın üç dilimli tacı görülür.
 
Erlik, kudretli, güçlü, kuvvetli anlamına gelen “Erklig” sözcüğünün değişmiş şeklidir ve Venüs’le ilişkilendirilir. Mitlerde Erliğin önceleri göklerde olduğu sonraları yer altına indiği anlatılır. Bu anlatı, Sümer mitlerindeki İnanna’nın (Venüs) yer altına yolculuğunu hatırlatır. Venüs’ün gökyüzünden kaybolması onun yer altına, ölüler alemine inişi olarak görülür. Yer altında Venüs’ün olumsuz kötücül tarafı ortaya çıkar. Ayrıca Roux sabah yıldızı olarak doğan Venüs’ü Erlik ile ilişkilendirir ve Venüs’ü diğer yıldızları kılıcıyla öldüren bir savaşçı olarak görür. Sümer mitlerinde de Venüs ile özdeşleştirilen İnanna, hem aşk hem de savaş tanrıçasıdır. Ne kadar güçlü olduğunu belirtmek için de hermafrodit (eril-dişil) olduğu söylenir.
 


Bu tip gezegen döngüleri, pek çok mitolojinin esin kaynağı olmuştur. Türk mitlerinde Venüs yeraltına indiği zaman ölüler aleminin tanrısı Erlikle özdeşleşir. Bu yüzden Sabah Yıldızı olan Venüs uğursuz sayılır. Öyle ki halk arasında O'na "Kervan Kıran Yıldızı” ya da “Kanlı Yıldız” denir. Türkülerimizde  "Doğmayaydın Tan Yıldızı" ya da "Doğmayaydın Mavi Yıldız" şeklinde sitem edilir. Türk-Alevi kültüründe Hz. Muhammed Güneş, Hz. Ali Ay ve Fatıma Venüs ile ilişkilendirilir.
 
Beş uçlu yıldız işareti Venüs’ün sembolüdür. Venüs her sekiz yılda bir beş kez güneşle kavuşum yapar. Sekiz yıllık sürede Venüs’ün yaptığı bu beş kavuşum noktasını 360 derecelik bir daire üzerinde işaretleyip karşılıklı olarak birleştirdiğimizde, birbirleriyle yüz elli derecelik açılar yaptığını görürüz ve karşımıza beş köşeli yıldız, yani pentagram çıkar.
 


Türkler Venüs'e “8 Yıldız” da der. Bunun nedeni Venüsün güneş ile kavuşum yaptığı ve döngüsünü tamamladığı sürenin 8 yıl olmasıdır. Aslında kadim mitolojilerde Güneş ile kavuşan Venüs kötücül bir cadı olarak görülür. Kısacası Venüsün döngüleri onu Aşk Tanrıçası, Savaşçı, Yeraltı Tanrısı ya da Cadı’ya dönüştürür.
 
Sevgili mitolog Campbell, bu ahenkli döngüyü şiirsel bir dille şöyle tanımlar.
 
“Gece Göğünün Altın Taçlı Kraliçesi, Tanrıların Dansçı Köle Kızı, Sabah Yıldızı Olarak Sonsuza Kadar Bakire, Akşam Yıldızı Olarak Kutsal Fahişe, Ve Güneşin Yalımıyla Cehennem Cadısıdır O....”
 
 

Resim7- Kuşhan Tanrıçası Nanaia..( Nanna-Ay, İnanna-Venüs)
 



 

 

 
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.