14.12.2017

Demokrasi Yerelden Başlar

Demokrasi yerelden, bir başka deyimle yerel yönetimlerden başlar. Vatandaşların yaşam kalitesini belirleyen hizmetlerin bir çoğu yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilir. Bu bağlamda, demokrasinin en basit tanımı olan “kendi yaşamını ilgilendiren kararlara katılma hakkı” önce yerelde hayata geçmelidir.
 
Diğer taraftan, kuşkusuz ki yerelde demokrasiyi işletmek genele göre çok daha kolaydır. Ülkenin genelinde vatandaşları karar süreçlerine katabilmek her şeyden önce nüfus sayısı bağlamında zordur. Halbuki sınırlı sayıda vatandaşın yaşadığı il-ilçe düzeyinde vatandaşlarla iletişim ve etkileşim sağlamak ve dolayısıyla demokratik katılım kanallarını oluşturmak nispeten daha kolaydır. 
 
Türkiye’deki mevcut idari sistem, demokrasinin temel prensibi olan katılımcılığı ne yazık ki sadece seçimlerle sınırlı bir anlayışla ele almaktadır. Halbuki çağdaş demokrasi anlayışı, seçimden seçime katılım sağlayan temsili demokrasiyi geride bırakmış, kararlara sürekli katılmayı esas alan katılımcı demokrasiyi geliştirmiştir. Türkiye’de katılımcı demokrasiyi geliştirmek ve içselleştirmek için öncelikle yerel yönetim anlayışımızı ve uygulamalarımızı buna uygun hale getirmemiz gereklidir.
 
Peki bunu nasıl başaracağız?
 
Öncelikle iktidar ve tüm siyasi partiler bu konuyu sahiplenmeli ve yerelde katılımcı demokrasinin geliştirilmesi için uygun modeller üzerinde çalışmaya başlamalıdır.  Bununla birlikte, elbette vatandaşlarımız da yerel yönetimlerden demokratik katılım kanallarının açılmasını güçlü bir şekilde talep etmelidir. Sivil toplum kuruluşları bu konuda inisiyatif almalıdır. Yerel yönetimler, yerel demokrasinin gerektirdiği kurum ve kuralları hayata geçirmeye teşvik edilmelidir.
 
Demokratik katılım kanallarının nasıl geliştirilebileceği, ne tür kurumsal yapılar ve kurallar oluşturulabileceği hakkında aklıma gelen birkaç öneriyi bu vesileyle paylaşmış olayım.
İdari sistemin en küçük birimi olan Mahallelerde muhtarlarla eşgüdüm halinde Mahalle Konseyleri oluşturulabilir, vatandaşlar Mahalle Konseyine üye olarak temsilcilerini seçebilir, yerel yönetimler Mahalle Konseylerinin temsilcileriyle mutat istişare toplantıları yapabilir.
 
Yerel Sivil Toplum Kuruluşları ve Mahalle Konseyleri tarafından oluşturulacak Kent Konseyi’nin işlerlik kazanması ve yerel yönetimin etkin bir organı haline getirilmesi sağlanabilir.
 
Belediye Meclis toplantıları Kent Konseyi temsilcilerinin katılımına açık hale getirilebilir ve görüşülen gündem maddeleri hakkında yapılan müzakerelere Kent Konseyi temsilcilerinin katılmasına imkan tanınabilir. Kent Konseyi’nin aldığı kararların Belediye Meclisi gündemine alınması sağlanabilir. Uzun vadede Kent Konseyi’nin temsilcileri aracılığıyla Belediye Meclisi’nde oy hakkı kazanmasına yönelik yasal çalışmalar yapılabilir.
 
Belediye Meclis toplantıları, tüm vatandaşların takip edebilmesine olanak sağlamak üzere internetten canlı olarak yayınlanabilir.
 
İhale ve imar değişikliği içeren işlem ve kararların, Kent Konseyi, Mahalle Konseyleri ve Sivil Toplum Kuruluşlarının katılımı ile kamuoyunun gözetiminde alınması ve yürütülmesi sağlanabilir. Yerel yönetimlerin aldığı tüm kararlar, bütçe ve harcamalar, imar plan ve değişiklikleri şeffaf bir şekilde internet üzerinden vatandaşlarla paylaşılabilir.
 
İl veya ilçeyle ilgili büyük ölçekli ve tüm vatandaşları ilgilendiren öneme sahip karar ve projeler halkoyuna sunulabilir.
 
Yerel yönetimlerin aldıkları kararların, belli bir imza sayısına ulaşıldığı takdirde vatandaşlar tarafından kaldırılabilmesi ve yeniden tartışmaya açılması hakkı tanınabilir. Hatta, belli bir imza sayısına ulaştıklarında vatandaşların yerel yöneticileri görevden geri çağırabilmesi mümkün hale getirilebilir.
 
Yerel demokrasinin güçlendirilmesi adına şimdilik benim aklıma gelenler bunlar. Sizler de aklınıza gelen önerileri iletirseniz müteşekkir olurum. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.