19.11.2017

TERÖRLE DAHA ETKİN MÜCADELE ZAMANI

Son günlerde bölücü terörün yeniden azdığına şahit oluyoruz. Ardı arkası kesilmeyen şehitlerimiz nedeniyle yüreğimiz dağlanmaya devam ediyor. Vatan uğrunda can veren şehitlerimizin hikayelerini dinlerken, günlük yaşam dertlerimizle uğraşmaya devam ediyor olma mecburiyetinden dolayı utanıyoruz. 16 Nisan referandumundan “evet” sonucu çıkarsa terör bitecek diyenler ise suskunlar.
Üzülmek ve lanet okumak maalesef sorunu çözmüyor. “Bıçak kemiğe dayandı”, “sabrımızı test etmesinler” gibi beylik lafları ise artık duymak dahi istemiyoruz.
Devletin en önemli ve öncelikli görevinin, ülke sınırları içerisinde yaşayan tüm vatandaşların can güvenliğini sağlamak olduğunu tekrar not edelim. Yapılan tüm fedakarlıklara ve son dönemde artan mücadeleye rağmen, belli bir ölçüde zafiyetin devam ediyor olduğu aşikar. Cumhurbaşkanı ve hükümetin koordinasyonunda, devletin tüm birimleri en kısa sürede bu zafiyeti ortadan kaldıracak tedbirleri almak durumunda.
Terörle etkin mücadele ve bu bağlamda toplumun huzuru ve güvenliği, diğer tüm siyasal, ekonomik ve toplumsal sorunlarımızın önünde, devletimizin bir numaralı gündem maddesi olmalı. Cumhurbaşkanı ve hükümet, diğer siyasi partileri ve sivil toplumu da sürece katarak, teröre karşı milli iradeyi seferber edecek “terörle mücadele stratejisini/konseptini” net olarak belirlemeli.
Hükümet, terörün uluslararası bağlantılarını cesaretle deşifre etmeli ve bunlara karşı gereken kararlı tutumu bir an önce almalı. Tabii ki bununla birlikte, hükümetin yürüttüğü dış politikanın bölgemizdeki terör faaliyetlerinin artmasına değil azalmasına hizmet edecek bir zeminde seyretmesinin önemi dikkate alınmalı. 
Çözüm süreci adı altında yürütülen gaflet ve ihanet sürecinin etkisiyle, bazı bölgelerde kaybolan devlet otoritesinin yeniden tesisi için son dönemde atılan adımlar daha yoğun bir hassasiyetle sürdürülmeli.
Terör örgütüne karşı en sert ve sonuç alıcı güvenlik operasyonları tavizsiz bir şekilde devam etmeli.
Güney sınırlarımızda kurulu terör üslerini ortadan kaldırmak ve bölgeyi terörist unsurlardan kalıcı bir biçimde temizlemek üzere, sınır ötesinde gerekli tedbirlerin alınmasına yönelik adımlar daha da derinleştirilmeli.
Terör örgütünün uzantısı olan ve örgütün emriyle hareket eden şehir yapılanmalarının, bilhassa da üniversitelerdeki uzantılarının tasfiye edilmesi sağlanmalı.
Terör örgütünün planladığı saldırı ve operasyonların önlenmesine yönelik istihbarat faaliyetleri derinleştirilmeli.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet ve İstihbarat teşkilatımızın teröre karşı daha etkin mücadele vermelerini sağlamak üzere, kurumsal yapılanma, eşgüdüm, strateji, silah ve mühimmat alanlarında gerekli güncellemeler yapılmalı.
Medya, terör olaylarına karşı toplumun duyarsızlaştırılmasına hizmet eden yayın politikalarını gözden geçirmeli, toplumun terör olayları ile ilgili hassasiyetini paylaşmalı.
Bunlarla birlikte, teröre karşı duyulan toplumsal nefretin, terörle ilişkisi olmayan vatandaşlarımıza yönelmemesi konusunda son derece hassas bir yaklaşım gösterilmeli.
Tüm bu tedbirleri hayata geçirirken de, terörle mücadelenin askeri tedbirlerle sınırlı tek boyutlu bir mücadele olmadığı, siyasi-ekonomik-sosyal-kültürel-psikolojik vb. alanlarda çok boyutlu ve bütünleşik bir mücadele konsepti geliştirmeden sonuç alınamayacağı tekrar ve tekrar hatırda tutulmalı.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.