20.07.2018

ABD-ÇİN EKONOMİK SAVAŞININ GERÇEK NEDENLERİ

ABD başkanı Trump’ın dış ticaret politikasında ki değişiklik Dünya’yı meşgul etmeye devam etmektedir. İşin şekline baktığımız da salt ekonomik bir sorun olduğu gözüküyor ve o şekilde de rakamlar verilerek bu fikir destekleniyor ise de, kanaatimizce, sorun gözüktüğü gibi değil. Olayı hatırlayacak olursak, Trump, ABD’nin dış ticaret politikasının yanlış olduğunu ve zarar ettiğini, mevcut politikayı ve uygulamayı değiştireceğini söyleyerek yeni ticaret politikasını da hemen uygulamaya koydu. Türkiye’nin de araların da bulunduğu yaklaşık 70 ülkeye, %30’a varan yeni gümrük vergileri koydu ve kızılca kıyamet koparttı. Bu yeni vergi politikasının bu kadar ses getirmesinin sebebi tabii ki ülkelerin ekonomik kayıplarıdır ama bu vergilerin Çin ve Avrupa’nın zengin ve kalkınmış müttefiklerine hatta Kanada’ya da uygulaması yadırgandı ve ciddi eleştiriler yapıldı. Oysaki, Amerikan halkı özellikle de Trump’a oy verenler, düşünülenin aksine bu kararları halk ve yerli sanayici desteklemektedir. Rakamlar da Trump’ın bu kararının doğru olduğunu göstermektedir. ABD dış ticareti, Çin, Avrupa ülkeleri ve Kanada başta olmak üzere açık vermektedir. Bir başka deyişle ABD bu ülkelere sattığından fazla mal almakta ve zarar etmektedir. ABD, ekonomisi, sanayisi, tarımı ve teknolojisi kendine yeten ve dışardan herhangi bir ürün almadan yaşamını devam ettirecek güçte ve kapasitededir. ABD ekonomisi, bugünkü ticaret anlayışı ve rakamlarla küçülmekte ve zarar etmektedir. Bu şekilde giderse ciddi sıkıntılar yaşayacaktır. Bu durumu daha iyi görebilmek için örnek olarak Çin ile ABD’nin rakamlarını verelim. 2017 yılında, ABD, Çin’e 130.4 milyar dolarlık mal sattı ve aynı yıl 505.6 milyar dolarlık mal aldı. İki ülke arasında ki ticarette, ABD’nin 375 milyar dolar zararı veya ticaret açığı var. Bu açığı hangi ülke kabul edebilir. Trump hem tüccar hem de Amerikan milliyetçisi olduğunu söylüyor. Kendi aleyhine olan bu uçurumu kabul etmesi ve sürdürmesi mümkün değildir. Ayrıca Çin ekonomisi Amerikan ekonomisini geçmiştir. Çin 2017 yılında 23 Trilyon 120 milyar dolarlık üretim yapmıştır. Bir başka deyişle bu kadar gayrı safi milli hasılaya sahiptir. ABD ise 2017 yılın da 19 trilyon 360 milyar dolarlık milli hasılaya sahiptir. Çin 2017 yılın da 2 trilyon 157 milyar dolar ihracatı ve 1trilyon 731 milyar dolar ithalat yapmaktadır. Çin dünyanın en çok ihracat yapan ülkesidir. ABD, 1 trilyon 576 milyar dolar ihracatla Çin den sonra dünya ikincisi ve 2 trilyon 352 milyar dolar ithalatla dünya birincisidir. Bu rakamlar süper güç ABD için övünülecek bir durum değildir. Ayrıca Amerika’ya yerleşen Çin firmaları veya Amerika da satın aldıkları fabrika ve işletmeler vasıtasıyla teknoloji casusluğu yaptıkları suçlaması da mevcuttur. Bu sorunlara ilave olarak büyük miktar da Çin nüfusun şirketler vasıtasıyla Amerika ya yerleşmesi de tehlikeli olarak nitelendirilmektedir. Trump’ın batıyı tehdit eden Kuzey Kore ile alelacele anlaşmasının nedeni Çin’in kontrolünde olan diktatör Kore ile anlaşarak Çin’in elinde ki batıya karşı kullandığı önemli bir koz ve tehdit unsurunu yok etmeyi amaçlamıştır. Güney Kore ve Japonya’nın desteği ile Çin’in güçlenmesi ve büyümesinin önlenmesine çalışılmaktadır. Ayrıca, Avrupa ülkeleri de bu politikaya destek vermektedir. Ama şunu da belirtmek gerekir ki Çin’e getirilen ek vergiler desteklenirken, AB üyesi ülkeler, ABD’nin kendilerine de aynı muameleyi yapmasından rahatsızlar. Haydar Çakmak      
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.