18.10.2018

KUDÜS

Kudüs, Musevilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet’in doğduğu yer olması nedeniyle kutsaldır ve bu üç dinin dindarları için çok hassas ve ulvi bir mekandır. Bu nedenle de, hükümetler ve uluslararası kamuoyu Kudüs konusunu yakından takip etmektedir. Ancak, Kudüs, burada yaşayan Filistinliler ve İsrailliler için ayrıca yurt olması nedeniyle de iki kez önemlidir. İsrail ve Araplar Kudüs’ün kutsal olmasından dolayı değil, daha ziyade bir toprak parçası olmasından dolayı savaşmaktadır. Bir başka deyişle Arap-İsrail savaşı kutsal bir savaş değildir. Araplar, 1967 savaşına kadar, Filistin sorununu, bir Arap sorunu olarak gördüler ve el birliğiyle çözmeye çalıştılar, ama İsrail Araplardan daha güçlü çıkınca, Araplar Filistin sorununu Kudüs ve kutsal topraklar sorunu olarak İslam dünyasının bir sorunu yapmaya çalıştı ve bunu da başardı. Bugün siyasi İslamcılar başta olmak üzere, dünyanın her yerin de, dindar Müslümanlar Kudüs’ü ve Filistin’i bir İslam sorunu olarak görmekte ve destek vermektedir. Aslın da, Arap olmayan Müslümanlar için Filistin toprakları kutsal değildir. Müslümanlar için kutsal olan iki önemli mabettir. Bunlar Mescidi Aksa ve Kubbet-üs Sahra’dır. Yahudiler ve Hıristiyanlar için de öyle, kutsal olan Filistin veya Kudüs toprakları değil Kudüs te bulunan dini mabetlerdir. Hıristiyanlar için, Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği ve mezarının bulunduğu düşünülen “Kabir Kilisesi” ve Yahudiler içinse, Mescidi Aksanın yanın da, Hz. Süleyman dönemin de yapıldığı düşünülen mabetin bir parçası olduğu kabul edilen “Ağlama Duvarı” dır.

ABD başkanı Trump’ın büyükelçiliklerini Tel Aviv den Kudüs’e taşıma kararı ve taşınmanın İsrail’in kuruluşunun tarihi olan 14 Mayıs ta yapması Arap halklarının, siyasi İslamcıların ve dindarların öfkesini artırmıştır. Bu olay yetmiyormuş gibi, İsrail hükümeti, silahsız göstericilerin üzerine silah sıkması ve 62 sivil masum insanın öldürülmesi ve iki binden fazla kişinin yaralanmasına neden olması uluslararası camiayı da rahatsız etmiş ve Müslümanları öfkelendirmiştir. İsrail’in Kudüs’ü başkent yapmak istemesi hem makul değil hem de bölgede bitmeyecek bir nifak tohumu ekmek demektir. Kudüs, tarihi ve dini olarak ne kadar Yahudi ise o kadar da Arap’tır. Kudüs, üç semavi dinin merkezi olması nedeniyle de diğer dinlere ve inananlarına saygısızlıktır. ABD başkanı Trump ve İsrail başbakanı Netenyahu ülkelerin de yaşadıkları iç sorunlardan dolayı dikkatleri başka yöne çekmek ve kamuoyu nezdin de itibar kazanmak için böyle ucuz ama tehlikeli bir iş yapmışlardır. Trump, yargıdan ve politik baskılardan kurtulmak için Amerika da ki Yahudi lobisinin ve İsrail’in desteğini almak için bu işi yapmıştır. Yahudiler, Amerika da çok güçlüler. Yahudi cemaati, Amerikan siyasi hayatı, basın yayın kuruluşları, finans sektörü, sanat camiası, yargı ve akademik saha ya da hakimler. Dolaysıyla Trump Yahudi cemaatinin desteğini almak zorun da kalmıştır. Aksi taktir de Trump gibi tüccar birisinin dünyayı karşısına alacak kadar kötü hesap yapması mümkün değildir. Bu Kudüs hadisesin de Suudi Arabistan ve Mısır başta olmak üzere Araplar kötü bir sınav vermişler ve hayal kırıklığı yaratmışlardır. Filistin halkının acısını paylaşıyor ve ABD’nin ve İsrail’in tutumunu kınıyoruz. Maalesef elimizden başka da bir şey gelmiyor.       
  
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.