16.07.2018

DEİZİM NEDEN YAYILIYOR

Deizim Türkiye'de yayılıyormuş.Bu bilgi günümüzün en çok konuşulan konusu olması gerekirken  televizyonlarda kısa bir haber olarak gelip geçti.Üstelik bu yayılmanın imam hatip okullarında görülmesi konunun belki de en can alıcı yönü olmalıydı.
Din özelde de İslam öylesine hassas bir söylem ve eylem gerektirir ki yapacağınız en hafif hata dahi önü alınamayacak sonuçlar doğurur.İmam hatip okullarının açıldığı dönemde bu okulların açılmasına değil ancak yoğunluğuna ve yeterli çalışmasının yapılmamasına karşı çıkmıştım.Bir dostum bana "İmam hatiplerin açılmasının ne gibi bir zararı olacağını ,benim çocuğumun imam hatipte din eğitimi almasının ne gibi bir sakıncası olacağını sormuştu.Cevabım aynen şu olmuştu.Eğer anlatılacak din Kurani olsaydı ve amacı bir dindar nesil yaratmak gibi siyasi bir amaca hizmet etmeseydi neden olmasın ,demiştim.Oysa ki imam hatipler bir siyasi saikle dinin gerçeklerinden uzak bir siyasi tavır oluşturulmak için kuruldular.Yüce İslam dininin üstelik de sosyal hayatın değerlerine vura vura bir söylem üretilerek anlatılması doğal olarak çocuklarda soru işaretleri oluşturmaya başlamıştır.Çünkü imam hatipleri kuranların meselelere bakış açısı İslami değil siyasidir.Bu mecradan baktığınızda gençlerin ve çocukların sizin dünyevi söylemlerinizle İslam'dan da uzaklaşmaları normaldir.Diyanetin kitaplarında dahi kadının aşağılandığı metinlerin, İslam'mış gibi anlatılması, Allah'ın hükmünü Kuran'da belirtmediği bir çok konuda cezalandırmaların Kurani imiş gibi anlatılması, İslam'ı bir Arapça meselesiymiş gibi gösterip 12 yılda öğretemediğiniz İngilizce gibi Arapça öğretme çabalarına girilmesi.,geleneksel İslamı gerçek İslam'mış gibi sunmanız.Kuran'ın ruhunun özellikle kendi dilimiz üzerinden verilmek yerine Arapça'dan bir ezberlemenin daha mutebermiş gibi gösterilmesi,televizyonlarda "deve sidiği "güzellemesi yapan akademisyenlerin  ulu orta konuşmaları,çeşitli tarikat evlerinde oluşan cinsel istismarlar ve bu istismarlara karşı bu tarikatlara hiçbir yaptırım uygulanmaması ve hatta bakan seviyesinde "Bir kere böyle bir şey oldu diye ne olmuş" kabilinden bir cevabın bir verilmesi ,cuma hutbesindeki "akraba ve yakınlarınıza yardım edin" sözünün "akraba ve yakınlarınıza iltimas geçin onları siyasi gücünüzle bir yerlere yerleştirin" şeklinde bir milletvekili tarafından ifade edilmesi ,bir çok yolsuzluğa karıştığı aşikar siyasilerin ,İslami bir söylemle geldiklerini ifade eden bir iktidar tarafından korunarak hiçbir ceza almadan hatta dava bile açılamadan hala siyaset yapmaya devam ediyor olmaları ve daha nice sorunun içinde İslam'ı kirletmeleri ne yazık ki millette "Eğer  Müslüman bu ise ben Müslüman değilim" tepkisini doğurmuştur.Bu manada yaradan inancı sarsılmasa da öğretisi ne yazık ki zarar görmeye başlamıştır.
Bu olup bitenden anlaşılmalıdır ki ülkemizdeki din eğitimi hızla siyasilerin elinden alınmalıdır. Ülkemizin İslam'ın ruhunu anlamış,bu ruhu insanlara anlatabilecek bilimsel yetkinliğe sahip ilahiyatçıları vardır.İmam Hatip okullarında verilecek din eğitiminin bu akademisyenlerin bilimsel çalışmalarıyla yeniden düzenlenmesi şarttır.Öğrencilerin sorularını geçiştiren değil cevaplayabilen öğretmen kadrolarının bu okullarda görevlendirilmesi gereklidir.Siyasilerin ağızlarına sakız ettikleri dini söylemlerden vazgeçmeleri siyasetin içinde bir malzeme olarak İslam'ı kullanmayı acilen bırakmaları İslam'a yapılacak en büyük iyilik olacaktır. Milletin çeşitli dini anlayış farklılıkları da göz önüne alınarak ayrıştırmadan ötekileştirmeden HZ.Muhammed'in (SAV) kucaklayıcı söylemi örnek  alınmalı dine açık saldırılar hariç kimse herhangi bir sebeple İslam adına suçlanmamalıdır.Keza Allah affedicidir. Rol model olamayacak kişiler İslam'ı kullandıkça İslam zarar görmektedir.Buradan da açıkça anlaşılmalıdır ki bu ülkenin Müslümanlığının da sigortası laikliktir.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.