12.12.2018

EĞİTİMDE YENİLİK

Eğitim bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla, kasıtlı bir biçimde istendik değişiklikler meydana getirme süreci olarak tanımlanmaktadır.Kısaca kişide kalıcı davranış değişiklikleri sağlamak demektir.Tabidir ki bu değişikliler bireyin yaşadığı ülkenin ve Dünya'nın faydasına  değişiklikler olmalıdır.Bu nedenle eğitimin hem evrensel hem de ulusal amaçları olması gerekir.Bu amaçların belirlenmesi de tabi ki oldukça geniş ve yetkin bir kadronun belirleyebileceği bir süreçtir.Bu kadrolar bu amaçları belirleyeceği gibi bu amaçlara ulaşmanın yöntemlerini de belirleyecektir.Son 16 yıldır bir türlü kendine gelemeyen eğitim sitemimizin yukarda belirttiğim yetkin ve geniş bir kadroyla yönetilmemesinin sonuçlarını bugün hem çocuklarımız hem milletimiz bizzat yaşamaktadır.Ülkemiz göründüğünden çok daha büyük bir kayıptadır.Neredeyse bir nesil bu eğitim kaosunun içinde kaybedilmektedir.Acilen de siyasi saiklerle hiçbir liyakat kriteri göz önünde bulundurulmadan oluşturulan bu eğitim kadrosu hızla tasfiye edilerek çocuklarımız ellerinden kurtarılmalıdır.Yıllardır eğitimde sürekli geriye giden ülkemiz beceriksiz  siyasi kadroların elinden bir an evvel alınmalıdır.Bu da tabi ki önümüzdeki 24 Haziran seçimlerinin bana göre birincil konusudur.Eğer bu siyasi kadrolardan ülke kurtulursa ve yeni gelen siyasi iktidar eğer yukarıda saydığım meseleleri doğru okur ve liyakat esaslı bir kadro kurarsa o zaman eğitimin kurtulması mümkün olacaktır.

Eğitim sistemi içinde ne yapılmalıdır? 20 yıldır eğitimin içinde biri olarak fikirlerimi paylaşayım. Öncelikli meselemiz her şeyin başının hayal kurmak olduğunu düşünerek ilk olarak çocuklarımıza hayal kurmayı öğretmemiz gerekmektedir.Yapılan araştırmalar göstermiştir ki çocuklarımız ya hayal kurmamaktadır ya da hayalleri sınırlıdır.Onlara hiçbir sınırı olmayan hayaller kurmayı öğretmek gerekmektedir.Hayal kuramayan bir neslin ülkeyi daha ileriye götürmesi de mümkün değildir.Hayallerinin önüne hiçbir şekilde geçilmemeli aksine teşvik edilmelidir.Çünkü çocukların hayallerinin önüne çektiğiniz ilk sette artık hayal kurmayı bırakacaklardır.Oysa ki çocuklar hayal kurmayı bırakmamalıdır.Bu güne kadar Dünya hayal kuranların  sayesinde bu seviyeye gelmiştir ve daha çok kurulması gereken hayal vardır.
 
Çocukların sanat ve sporla olan ilişkileri kesinlikle arttırılmalıdır.Her iki alan da yukarıda bahsettiğim hayal kurma yetisinin destekleyicisi olacaktır.Her çocuk yetenekleri oranında sanat ve sporla mutlaka ilgili hale getirilmelidir.Resim,müzik beden eğitimi dersleri artık boş geçen dersler formatından çıkarılarak öğrencilerin hayal güçlerini bedensel  yetkinliklerini güçlendiren birer ders haline getirilmelidir.

Eğitim sistemi içine giren çocuğumuza ilk olarak niçin okula geldiği anlatılmalıdır.Yıllarca okuyup bütün eğitim hayatının bir iş bulma amacına hizmet ettiğini düşünerek  eğitim hayatını tamamlayan çocuk tipi yerine neyi niçin öğrendiğini bilen her dersin kendisinde ne gibi davranış değişiklikleri yaratması gerektiğinden haberdar her ders için bir fikri olan çocuk tipine geçilmelidir.Bu sebeple eğitim öğretim sisteminin içinde rehber öğretmenlerin eğitime katkıları artırılmalıdır.Sadece anket ve disiplin suçlarıyla ilgilenen rehber öğretmen tipinden.Kendi sorumluluğundaki her bir öğrenciyi tanıyan çocukların yönlendirilmelerini ,isteklerini hayallerin, yeteneklerini test edip onları sınıflandırıp birer rapor hazırlayarak çocuğun gelecek planlamasında hem okula hem veliye kati yol gösterici bir pozisyon alacak bir rehber öğretmen tipine geçilmelidir.Tabi şimdi okullardaki öğrenci sayılarının çokluğu bunun önünde engel gibi durmaktadır ancak eğitimi yönetenler bu planlamayı yapmalı yeteri kadar rehber öğretmeni okullara atamalıdır.
Eğitim siteminin bir başka problemi de öğrencinin nasıl öğreneceğini bir türlü bilememesidir. Çocuğa öğrenme teknikleri kazandırılarak öğretmenin sadece yol gösterici olduğu asıl öğrenmeyi çocuğun kendi çabasıyla gerçekleştireceği bir sisteme geçilmelidir.Bu sistem aynı zamanda araştırma da gerektireceği için çocuk araştırma sürecinde tali olarak da bir çok yeni bilgiye sahip olacaktır.Yani sistem doğurgan bir öğrenme gerçekleştirecektir.(Bu sistemin ayrıntıları mevcut ancak uzun ve teknik bir mesele olduğu için girmiyorum.)

Eğitim dört duvar  arasından kurtarılmalı haftanın belli günleri saha öğrenmesi gerçekleştirilmelidir.Örnek olarak güneşin hareketleri konuysa bu bir gözlemle okul dışında gerçekleştirilmelidir.Bir şairin bir şiiri onu yazdığı yerde işlenmelidir.Örnekler arttırılabilinir.Saha eğitimi okulun bulunduğu bölge ve şartlar çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Tabi ki eğitimin bir ayağı da çocuğa bir kariyer kazandırmaktır.Bu nedenle yukarıda bahsettiğim rehberlik hizmetleri çok önem taşımaktadır.Okul rehber öğretmenlerinin çocuğu okutan öğretmenlerin ve okul yönetiminin ortak raporlarıyla ,çocuğun bilgi beceri ve ilgi alanları doğrultusunda yönlendirilmesi sağlanmalıdır.Bu yönlendirme kati olmalıdır ve ilk öğretim sonunda gerçekleştirilmelidir.Çocuğa her işin değerli ve gerekli olduğu anlatılmalı.Yetenekleri doğrultusunda her işin onun katkısıyla değerleneceği fikri yerleştirilmelidir.
Yeni  okulların   açılması okul açılacak bölgenin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak özellikle kalifiye eleman ihtiyacı olan sektörlerin bulunduğu bölgelerde sektöre uygun iş gücü üretecek şekilde gerçekleştirilmelidir.Örneğin organize sanayi bölgelerinde bölgeye uygun meslek liselerinin açılması ,turizm bölgelerinde turizm meslek liselerinin açılması gibi.Bu oluşum yukarıdaki hayal gücü genişlemiş çocuklarla birleştiğinde kendi mesleki alanını geliştiren bir yeni neslin yetişmesine büyük katkı sağlayacaktır dolayısıyla üretime dönük bir çok yeni proje de gerçekleşecektir.      

Din eğitimi tabi ki isteğe bağlı olmalı ve gerçek manada bir din eğitimine geçilmelidir. Anlayarak inanan bir nesil yetiştirilmelidir.Çocukların din ile ilgili soruları asla geçiştirilmemeli yetkin , çocuklara İslam'ı  bütün güzelliğiyle aktarabilecek bir yeni  din eğitimi kadrosu özellikle hizmet içi eğitimlerle oluşturulmalıdır.

Meselenin kültürel yanı da tabi ki çok önemlidir.Çocukların kendi kültür medeniyet daireleri içinde varlıklarını sürdürürken Dünya ile entegre fakat kültürel asimilasyona dirençli bir şekilde yetiştirilmeleri çok büyük bir önem taşımaktadır. Bu sebeple tarih,edebiyat gibi kültür derslerinin içerikleri zenginleştirilmeli geçmişini ve atalarını bilen bir nesil yetiştirilmelidir.Fakat bu yapılırken hamasi bir yükleme yerine bilgi ile dolu bir anlatımın tercih edilmesi de gerekmektedir.  100 yıldır bir türlü karar veremediğimiz doğulu muyuz batılı mıyız sendromundan çocuklar kurtarılmalı Atatürk'ün çağdaş uygarlık seviyesinin üzeri olarak nitelediği yer neredeyse o yön bizim yönümüz olmalıdır.Peygamberimizin hadisi üzere ilim Çin'de bile olsa gidip bulacak bir nesil yetiştirilmelidir.

EĞİTİM SİSTEMİ BU ÜLKENİN GELECEĞİDİR  YA GELİŞMİŞ ÜLKELER SEVİYESİNİN ÜZERİNE ÇIKACAKTIR YA DA GELECEĞİMİZ  KARANLIKTIR.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.