25.06.2018

KOALİSYON OLSA NE İTTİFAK OLSA NE?

Mayıs 2011, ' Sayın Cumhurbaşkanı Sayın Bahçeli'nin MHP''ye yapılan kaset komplosu için Fetö 'yü işaret etmesine karşın Bahçeli'ye şöyle cevap veriyordu."MHP'nin bir defa Fethullah Hoca efendi'ye saldırısı gerçekten bana göre ihanet derecesindedir. Bu hiç ahlaki değil. Çok çok çirkin bir şey... Yani Hoca efendi, işi gücü bırakmış da Bahçeli'yle mi uğraşıyor? Bir defa onun bulunduğu makam böyle bir şeye müsaade etmez. Onun meşgalesi böyle bir şeye müsaade etmez. Bu çok çirkin, çok ayıp bir şey... Ben bunu ihanet derecesinde kınıyorum. Burada kendini bir defa çek etmesi lazım, kendiyle uğraşması lazım. Ben inanıyorum ki, aklıselim sahibi ülkücü kardeşlerim de bunun bu yaptıklarından ciddi manada rahatsızlar. Böyle bir yaklaşım olmaz. Zannediyor ki bunu siyaset malzemesi olarak kullanırsa bundan bir şey elde edecek sanıyor ama çok büyük yanlış yapıyor farkında değil." 
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2015'te  MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Cumhurbaşkanı İmralı'yla görüştü" iddiasında bulunduğunu ifade ederek, "İspat etmezsen alçaksın, namertsin, müfterisin" diyordu.

18 Temmuz 2015'te ise Sayın Cumhurbaşkanı"SİYASET, işi gücü bırakıp Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsıyla ailesiyle uğraşmak değildir. Kalkıp benim evladıma, ismiyle Bilal'i ver iktidarı al'; bu ne biçim yaklaşımdır ya? Eğer benim oğlumun yaptığı bir yanlış, bir yolsuzluk varsa buna hesabı soracak olan yargıdır. Sen kimsin? Benim evladımla ilgili iktidar bağlantısını nasıl kurarsın? Nasıl böyle bir hakareti yaparsın? Ama evladı olmayanların böyle bir saygısızlığı yapmasından daha doğal bir şey olmaz. Çünkü bunlar aile, evlat nedir bilmez."diyordu.
Sayın Cumhurbaşkanı aynı konuşmanın bir bölümünde ise MHP'ye hitaben "Milliyetçilik böyle olmaz. Milliyetçilik halkına hizmetle olur. Bunlar kafatası milliyetçisi, hizmet milliyetçisi değil. " diyordu.

14 Mart 2014 Cuma günü ise MHP Lideri Devlet Bahçeli, Başbakan'ın "MHP'nin DHKP-C ile ilişkisi var." sözlerine tepki gösterip "İspatlamazsan şerefsizsin." diyordu.Aynı konuşmada Devlet BAHÇELİ şunları da ekliyordu:"Dün televizyonda yine konuşuyor. Şerefsizlik yarışında hep kaybettin Sayın Başbakan. Şimdi yeni bir şerefsizlik yarışına giriyorsun. DHKP-C ile MHP arasındaki ilişkiyi kurup ispatlayamazsan şerefsizin ta kendisisin. DHKP-C'nin ne maksatla kurulduğunu, kimin denetiminde olduğunu biliyoruz. TV'de her konuyu baba oğul aile muhabbetini montaja bağlıyorsun, DHKP-C ile MHP'yi montaja mı bağlıyorsun? Erdoğan artık bittin. Siyasi ömrün tükendi. Yolsuzluk ve rüşvetin altında kalacaksın. Kime ne iftira atıyorsan bunların hesabını vereceksin." diye konuşuyordu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir'de bayramlaşma törenine katıldığınıda ise  'Aday Erdoğan' diye seslendi." Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmaya nefesinin yetmeyeceğini öne sürdü "Kara paracı ve altın kaçakçısı ,şarlatanı hayırsever, kutucu bankacıyı saf, havuzcu işadamlarını Türkiye'nin gururu, hırsızlığın peşine düşenleri de hain olarak damgalayandan her şey olur da bir tek cumhurbaşkanı olmayacaktır."diyordu.

07.02.2017  de grup toplantısında Sayın Bahçeli  şöyle diyordu."Dün halklara özgürlük diyerek, orak-çekiçle poz vererek, ülkücülere pusu kuran Perinçekgiller neredeyse bize davamızı öğretip ülkücülük anlatacaklar. Bu ne arsızlık, densizlik, ahlaksızlıktır. Eğer Doğu Perinçek ve 'hayırcı' yoldaşlarıyla Recep Tayyip Erdoğan arasında bir tercih hakkımız olursa, kesinlikle ve istisnasız Sayın Erdoğan'ı tercih edeceğimizi herkes bilmeli ve kafasına sokmalıdır. Bunlar çılgına dönüp kudursalar da millet için 'evet'; devlet için 'evet'; Cumhuriyet için 'evet'; Türklüğün bekası için 'evet' diyeceğiz."

Bu konuşmaya cevaben de Sayın Cumhurbaşkanı şöyle diyordu: Hatta bugün, Sayın Bahçeli'nin yapmış olduğu konuşmayı efradını cami, ağyarını mani (oldukça açıklayıcı ve ayırt edici) bir konuşma olarak gördüm. Kendisine de teşekkür ediyorum.
Ocak 2018 de Sayın  Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine destek açıklaması yapan Bahçeli'ye yanıt verirken. Bahçeli'nin açıklamasını çok önemli gördüğünü söylüyor, "Birlikte yapmamız gereken çok şey var" diyordu.
 
Bu kadar ağır sözlerle birbirlerine yüklenen iki siyasinin bu gün neden ve ne amaçla olduğunu bilmediğimiz bir şekilde birbirlerine övgüler düzmesini anlamak gerçekten siyaset esnekliğinin çok ötesinde bir yaklaşım değil mi? Bu birlikteliğin adının koalisyon olmasının ya da ittifak olmasının bir önemi var mı? İsmi ne olursa olsun ahlaki temeller üzerine oturmayan bir birlikteliğin ülkeye kazandıracağı ne olabilir? MHP bu gün için ülkede çözüme kavuşturulan ne görüyor? AKP " Fatiha dahi bilmezler" dedikleri  ülkücülerde nasıl bir değişim gördü? Siyaset bir ilkesel duruş değil mi sadece oy hesabıyla bir ittifak kurmak ya da koalisyon kurmak doğru mudur?
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.