17.12.2018

YANLIŞTAN MI DÖNÜLÜYOR OYUN MU OYNANIYOR?

Biraz geçmişe bakarak konuya girelim.  

 Bir toplantıda eski gazeteci, yeni siyasetçi kadın sohbetin uygun bir yerinde şu soruyu ortaya atıyor: AKP ile ilgili düşünceniz nedir? Biz yeni bir parti kurduk, bu         parti ile ilgili yaklaşımınız nasıl?

 Soru "ortaya karışık" misali bir kişiye yöneltilmeden seslendirilmişti. Ama İslamcı kesimce yakından tanınan ve belli çevrelerce "kanaat önderi" sayılan Abdurrahman Dilipak soruyu kendisine yöneltilmiş kabul edip söze başlamıştı: "

 "AKP bir proje partisidir. 90'lı yılların ortalarına doğru Batı'da hazırlanıp Türkiye'de hayata geçirilmiş bir partidir.


"Bakın 90'lı yılların ortasına doğru, siyasal İslam rüzgârları güçlü esmeye başladıktan sonra Türkiye'ye sık gidip gelinmeye başlanmıştı. ABD, İsrail ve İngiltere'den gelenlerdi bunlar. Kendileri ile işbirliği yapacak gruplar arıyorlardı. Farklı isimlerle görüşmeler yapılmıştı ve bizimle de temas kurmuşlardı. Görüşmelerde dile getirdikleri konu şunlardı:


- Biz Türkiye'de siyasal İslamcılarla çalışmak istiyoruz, çünkü yükselen trend siyasal İslam'dır. Erbakan Hoca bu yükselen trendin en iyi göstergesi konumundadır. Biz sizinle çalışmak istiyoruz. Bunun şartlarını gelin birlikte hazırlayalım." diyorlardı. "Görüşülen isimler arasında Tayyip Bey ve Abdullah Bey de bulunmaktaydı. Hatta bu müzakere ekibinin içinde ben de vardım."

 Diyor ve ekliyor.

Aslında bu görüşmelerde, Batılı muhataplar öyle diplomatik dil falan kullanmamıştı: 'Bize düşen yükümlülükler' ve 'sizden beklentilerimiz' diye bunları net bir şekilde ortaya koymuşlardı ve kendilerinin yapacaklarını şöyle sıralamışlardı:

1- Biz sizi iktidara taşıyalım.

2- Size gereken finansı (topluma tanıtma ve taraftar toplama masraflarını, imkânlarını) sağlayalım.

3- İktidarınızda size sıkıntı çıkaracak unsurların etkinliklerini ortadan kaldıralım.

Sizden istediğimiz şeyler de şunlardır:

1- İsrail'in güvenliğini artıracaksınız. Önündeki engelleri kaldıracaksınız.

2- Sınırların yeniden düzenlenmesi anlamına gelen Büyük Ortadoğu Projesini hayata geçirip uygulayacaksınız.

3- İslam'ın yeniden yorumlanmasında (ılımlı İslam algısında) bize yardımcı olacaksınız."
 
Bakalım bu vaatler ve karşılıkları gerçekleşmiş mi?

 1-Amerika AKP 'yi iktidara taşıma vaadini gerçekleştirdi.

2-Medya operasyonlarıyla AKP'nin tanıtımı yapıldı. Hatta bu operasyon o kadar geniş yapıldı ki başka hiçbir sesin çıkması mümkün olmaz hale getirildi.Medyanın tamamı yandaşlara satıldı.

3-Muhalefette sıkıntı olabilecek unsurlar dediği siyasi partilerden MHP bir şekilde AKP'ye eklemlenerek Siyasal İslam'ın alternatifi olan milliyetçi muhafazakar söylem bitirilmiş oldu.Has Parti ,Demokrat parti başkanları AKP'ye gönderilerek buradan çıkacak bir muhalefet de susturuldu.Necmettin Erbakan aile problemleri kayıp milyon davalarıyla pasifize edildi.İsrail'in güvenliği sağlandı.İsrail'in çevresindeki bütün güçler başta Suriye olmak üzere, bu hükümetinde içinde bulunduğu yapı (BOP) tarafından etkisizleştirildi.Bu yolla BOP faal hale getirildi.İsrail'in vaat edilmiş topraklarının tamamı bizim doğu güneydoğu illerimiz de içinde olmak üzere istikrarsızlaştırıldı. Bu bölge tamamen kaosu yaşıyor.

İslam çok üzülerek ifade ediyorum.Kendilerine siyasal İslamcı diyen bu iktidar döneminde belki de yakın tarihin en büyük problemlerini yaşadı.Cemaatlerin yurtlarında olup biten envai çeşit ahlaksızlık bir hain ordusunun Türkiye'nin bütünlüğüne kastetmesi,görsel fakat içi boşaltılmış bir İslam anlayışı kaim kılındı.

Bu gün AKP hükümetinin Mc Kinsey operasyonu ne ilginçtir ki  Abdurrahman Dilipak'ın çıkışıyla Cumhurbaşkanı tarafından iptal edildi ya da öyle lanse edildi.Bu sefer Abdurrahman Dilipak ne dedi?

-Girdiği her yeri batıran McKinsey ile ne işiniz var?Bu şirket  Rothschild  ailesinin şirketi değil mi?Bu şirket bu aile için Dünya'da operasyonlar yapmıyor mu?Bu uyarılarımı yapıyorum.Dinlemezseniz cehennemin dibine kadar yolunuz var ." diyor.

Bu kadar bilgi Abdurrahman Dilipak'ta var da hükümette yok mu?Tabi ki var.Peki bu anlaşma niçin yapıldı?Bu güne kadar hep yaptıkları gibi bir operasyon yapılıp tepkiler bekleniyor ve bu operasyona dönük tepkiler oluşunca kurtarıcı olarak Sayın Cumhurbaşkanı çıkıyor ve yanlışı gören bilge edasıyla yanlışı düzeltiyor.Milletin gözünde bir kurtarıcı olmaya devam ediyor.Bu tip fahiş yanlışlar dahi avantaja çevriliyor.  

Türk Milleti şunu anlamalıdır. Devlet yönetmek bir deneme yanılma işi değildir."Eyyyyy " diye başlayan cümleler hiçbir kıymet arz etmiyor.Çünkü fiili hiçbir başarı elde edilmiyor.Operasyon hızla sona doğru ilerliyor. Ülkenin geleceği kararıyor. Ülke aleyhine yapılıp edilenler bir plan dahilinde ülkeyi sona doğru götürüyor..Ya uyanacaksınız ya da yeniden bir milli mücadele yapmak Kuvayi Milliye'ler  kurmak zorunda kalacaksınız.

 

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.