14.12.2017

RUSYA KÜRTLERDEN VAZGEÇEBİLİR Mİ?

Son günlerde Rusya, PKK'ya özerklik isterse Türkiye ne yapacak? Türkiye, PKK sorunu karşısında taviz vermek zorunda kalabilir mi? şeklinde değerlendirmeler yapılıyor.
Rusya, İran ve Türkiye’nin Soçi’de bir araya gelerek IŞİD’e karşı yapılan askeri operasyonların sona yaklaşması ile Suriye’nin durumunu gözden geçirmişlerdir. Ancak bu zirvede PYD’nin durumu da masaya yatırılmıştır. Yani bundan sonraki süreçte bu konunun da ciddi bir şekilde görüşüleceği netlik kazanmıştır.

Aslına bakılırsa bu durum yeni değildir. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 14 Mart'ta Cenevre'de başlaması planlanan Suriye barış görüşmelerine Suriyeli Kürtlerin de dahil edilmesi gerektiğini söylemiş, "Kürtlerin dahil olmadığı bir barış görüşmesi düzenlemek uluslararası toplum açısından zayıflık göstergesi olur" diye konuşmuştu. Suriyeli Kürtleri temsilen PYD'nin toplantılara katılıp katılmayacağı konusu uzun süre tartışılmış, sonucunda da PYD toplantılara çağırılmamıştı. Rusya ile birlikte ABD de Kürtlerin katılmasını istemekteydi.  Buna karşı PYD ile YPG'yi PKK'nın uzantısı bir “terör örgütü” olarak kabul eden Türkiye, PYD’nin katılması durumunda Cenevre toplantılarını boykot edeceğini söylemişti. Dolayısıyla böyle bir durum Türkiye’nin Suriye’ye yönelik bütün hesaplarını boşa çıkarmaktaydı. 

Rusya, son zamanlarda Suriye’de siyasi çözüm sürecinin organizasyonu ve gerçekleştirilmesi konularında uzlaşma sağlamak amacıyla Suriye Ulusal Diyalog Kongresi toplanması yönünde hazırlık yapmaktadır. Türkiye’nin, terör örgütü olarak tanımladığı PYD’nin de kongreye muhtemel katılımının sağlanacak olması, fikir ayrılığına neden olmaktadır. Ancak yetkililer tarafından Soçi’de yapılan üçlü zirvede de bu yönde destek alındığı belirtilmiştir.

Rusya’nın Kürtlere ilgisi

Rusya, ilişkilerinde tarihsel bir geçmişe sahip olduğu Kürtleri Ortadoğu’da bölge ülkelerine karşı kullanabileceği aktör olarak görmüştür. Rusya’nın Kürtlerle olan ilişkileri bağlamında Barzani ailesini ve PKK terör örgütünü görebiliriz.

Rusya, Suriye iç savaşı ile birlikte PKK’nın Suriye kolu PYD ile ilişki kurmaktan da çekinmemiştir. Öyle ki, Şubat 2016’da PYD tarafından Moskova’da bir ofis açılmıştır. 15 Şubat 2017’de Moskova’da düzenlenen Kürt yöneticileri ve PKK/PYD gibi terör örgütlerinin temsilcilerinin bir araya geldiği Kürt konferansında, Rusya tarafından hazırlanan taslakta Suriye anayasasında “Kürtlere kültürel özerklik” verilmesi ifadesinin yer alması ile enerji alanındaki uluslararası rekabette Rusya, Kürtleri yanına çekmeye çalışmıştır. Aynı zamanda Suriye’nin geleceğinde etkili olmak için “Demokratik Suriye Güçleri” içinde yer alan Kürtlerle işbirliğini avantaj olarak görmüştür. Aslında bu durum, Rusya’nın, Suriye’de PYD’yi ABD’nin kontrolüne bırakmak istememesi anlamına gelmektedir. Ayrıca, Türkiye ile yaşanan uçak krizinin ardından böyle bir strateji benimsenmesinin de rastlantı olduğunu söyleyemeyiz.

Suriye’de olası bağımsızlık hareketi tıpkı Irak’ta olduğu gibi İran ve Türkiye’de Kürt hareketini tetikleyebilir. PKK/PYD ile ilişki kuran Rusya’nın, işbirliği içinde olduğu İran ve Türkiye açısından endişe yaratan bu konu karşısında ikna edilebileceği ihtimali düşünülebilir. Ancak bu durumun uzun soluklu olacağı tartışmalıdır. Şöyle ki, Türkiye ile Rusya ilişkilerinin gergin olduğu dönemde, Rusya’nın Türkiye’deki Kürtlerle de ilişkileri göz ardı edilemez; Rusya-Türkiye ilişkilerinin bozulması durumunda Rusya’nın elinde Türkiye’ye karşı uygulanabilecek bir baskı aracı vardır. Ayrıca, Rusya, İran’da yaşayan Kürtler aracılığıyla İran’ı bölgede dengelemek için Kürtlere destek vermektedir.

Görüldüğü üzere, Uluslararası ilişkilerde “dostluk” yoktur “ulusal çıkarlar” vardır gerçeği bir kez daha karşımıza çıkıyor. Önümüzdeki dönemde Ortadoğu’da Türkiye-İran ve Rusya arasında bir Kürt sorunu çıkmamasını ümit ediyoruz.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.