CHP’li Akın: İYİ Parti Balıkesir’de başarılı olacak

Haberiniz.com.tr'ye konuşan CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın Balıkesir adaylığının çekilmesiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. CHP'li Akın, DSP’nin partisine yönelik eleştirine de cevap verdi. Mişşet İttifakı'ın Türkiye için önemli bir adım olduğunu vurgulayan Akın'ın röportajının tamamı...

CHP’nin gösterdiği adaylarla ilgili tepkiler var. “CHP bir yerden Alper Taş’ı bir yerden Mehmet Fatih Bucak’ı aday gösterdi” şeklinde, çok uç isimlerin adaylığı ile ilgili eleştiriler var buna ne dersiniz?

“Bir yerde 10 tane aday çıkıyor. 10 tane adaydan bir tanesi mecburen aday gösteriliyor. Bunu gösterirken kriterleri var. Görüşmeler yapılıyor, araştırmalar yapılıyor. Bölge dinamikleri göze alınıyor. Bölgenin varsa milletvekilleri ve il başkanları dinleniyor, gerekli olduğu yerlerde anketler de yapılıyor. Buna göre bir karar veriliyor. Bu karar verildikten sonra buradaki hedef seçimi kazanmak, başarılı olmak, partinin oyunu yükseltmek. Aday olamayan arkadaşlar da bu sefer, haklı olarak bu insan psikolojisidir, bir tepki oluşuyor içeride. Aynı şey bana da oldu. Benim adaylığım vardı, adaylığım gitti. Bunlar normaldir, artık adaylarımız netleşti. Bir itiraz süreçleri var, onda  hukuksal bir şey olmadığı sürece bütün adaylarla böyle devam edeceğiz. Hayırlı olsun. İnşallah güzel olur da milletin ittifakı ile Cumhuriyet Halk Partisi kazanır. Kazandıktan sonra da gerçek anlamda bütün Türkiye’de bahar gelir. Onun için diyoruz, Mart’ın sonu Bahar diye.”

“MİLLET İTTİFAKI, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN ATILMIŞ BÜYÜK BİR ADIM”

24 Haziran seçimleri öncesi CHP’den İYİ Parti’ye giden 15 Milletvekilinin arasında yer aldınız. Sonrasında Balıkesir Büyükşehir için adaylığınız açıklandı ancak ittifak kapsamında Balıkesir’in İYİ Parti’ye bırakılmasıyla adaylığınız geri çekildi. Partinizin verdiği bu “görevleri” kabullenerek tepki göstermediniz. Bu konuda ne dersiniz? Aday olamadığı için parti değiştiren, tepki gösteren isimler de varken…

Parti kültürüne inanana, parti terbiyesi almış biriyim. Sonuçta partimizin aldığı bir karar var. Bu adaylıklar, bu konular hiçbir zaman için şahsi meseleler değildir. Bu meselelerin hepsi memleket meselesi. Ben 3.5 yıldır Balıkesir’e çalışıyorum. Gitmediğim köy yok, sıkmadığım el yok. AK Partilisi, MHP’lisi bütün 1 milyon 300 bin nüfusu kucaklamış biriyim. Ben aday oldum ve Türkiye’de ilk açıklanan adaylardan oldum.

Millet İttifakı özellikle Türkiye’nin geleceği, aydınlığı için atılmış çok büyük bir adım. Bu adımda bana bir görev daha düştü. İttifak kapsamında, İYİ Parti’ye Balıkesir’in devredilmesi gerekmiş ve devretmişler. Bu kolay değil, üzülmedim mi üzüldüm. Çıkıp da bunu partinin aleyhine çevirecek durumum yok.

İYİ PARTİ BALIKESİR’DE BAŞARILI OLACAK

Sonuçta aynı partinin içinden başka bir aday çıkmadı. Başka bir partiye devrediliyor. Oy oranlarında bir değişiklik olur mu? Size destek verenler İYİ Parti’nin adayını da destekler mi?

Burada en büyük iş İYİ Parti’nin adayına düşüyor.  İYİ Parti’nin adayının gönülleri açması lazım ki açıyor. Herkesi kucaklaması lazım ki kucaklıyor. Orada bizim 300 bine yakın oyumuz var.  İYİ Parti’nin de 127 bin oyu var.  127 bin oyla 280 bin oyu kucaklaması lazım gerekecek. Ben başarılı olacağına inanıyorum. Biz de elimizden gelen desteği veriyoruz. Bu konuda.

İZMİR’İN KRİTİK İLÇELERİNDEN BUCA’DA DURUM NE OLACAK?

“CHP’nin kalesi” İzmir’i de sormak isterim. Tunç Soyer aday gösterildi. Alacak gibi gözüküyor. Nihat Zeybekçi’nin şansının çok yüksek olduğunu ben de düşünmüyorum bir İzmirli olarak. İlçelerde AK Parti’nin şansının yüksek olduğuna yönelik bir durum var. Buna katılır mısınız? Çünkü 2014 seçimlerinde örneğin Buca’da %5 %6’lık bir fark var ki o dönem MHP de muhalefetteydi. MHP’nin de o dönem %12 oyu var. Durum böyleyken sizce bu açık kapanır mı? Bir de Buca’da Suat Nezir’in adaylığı son anda çekildi. Ne dersiniz?

Bu düşüncenize katılmıyorum. Adaylaşma süreci kolay değil. Farklı farklı görüşler geldiği zaman bir karmaşa da oluyor. Bu sadece bizde değil, AK Parti’de de var, MHP’de de var. Her yerde var. Hoş bir görüntü olmamakla birlikte, doğal karşılamak lazım.

İzmir Büyükşehir’i büyük bir oyla kazanacağız. Bunun altına imzamı atarım. Ayrıca, mevcut ilçelerimizin hiçbirinden feragat etmeyip, üzerine daha fazla belediyeyi de koyarak devam edeceğiz. İzmir, herkesin özgür olduğu, çağdaş, modern bir kent. Burada insanlar özgürlüklerinden feragat etmek yerine, özgürlüklerini artırmak için mücadele ediyor. Buca zaten bizim orayı kazanacağız. Bizde olmayan ilçelerden de ilaveler yapacağız. Sen de bir İzmirli olarak buna mutlu olacaksın.

İzmir çok fazla göç alan bir yer haline geldi. Özellikle merkez ilçeler Buca, Bornova, Gaziemir gibi…

Herkes İzmir’de yaşamak istiyor. İnsanlar emekli oluyor, gençler okulu bitiriyor, İzmir’de kalmak istiyor. Hayat şartları daha ekonomik. Çünkü İzmir’i Cumhuriyet Halk Partisi yönetiyor. İstanbul’da da öyle, huzur bulmak için, hava almak için, özgürce dolaşmak için, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere koşuyorlar. Göç alması da normaldir. Önemli olan bu göçün iyi planlanması.

DSP’NİN CHP’YE YÖNELİK ELEŞTİRİLERİ

Son olarak DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’ın CHP’ye yönelik yaptığı eleştiriler… Aksakal’ın “1 Nisan’dan sonra ana muhalefet partisiyiz” açıklaması için ne dersiniz?

Zaman birlik zamanı. Parçalanmaya, ayrıştırmaya ihtiyacımız yok. Beni aday gösterdiler sonra adaylığımı aldılar. Ben şimdi başka bir partiye gidersem kime yanlış yapmış olurum? Kendi partime. Aday gösterirken iyi, aday gösterilmeyince kötü. Ben bu tür olayların en yumuşak söylemle “etik” olmadığına inanıyorum. Siyasi partiler her biri ayrı ayrı adaylarını gösterebilir. Çıkar her türlü propagandayı yapar, açıklamayı yapar. Türk milleti her şeyi görür bilir, ayarlar. Sandıkta da gerekli cevabı verir. Buna en güzel cevabı milletimiz sandıkta verecektir. Hoş bir şey değil ayrı mesele.

AKIN: “GENEL SEÇİMLERDE NEDEN YOKTUNUZ?”

DSP’nin Genel Başkanı’nın bu eleştirilere cevaben, “Biz CHP’den her geleni almadık” gibi bir açıklaması var. Sayın Aksakal, oyları bölmediklerini ve zamanında AK Parti’nin de onlardan oy aldığını ve bunu kendilerinin “oylarımız bölünüyor” şeklinde eleştirmediklerini de ifade ediyor.

Her siyasi parti kendi alanında özgürdür. Sayın Genel Başkan da istediği gibi konuşacak. Onun da hedefi kendi siyasi partisini büyütmek ama şu anda birlik, beraberlik zamanı. Bülent Ecevit’in emaneti bir partiden bahsediyoruz. Bülent Ecevit’in bizim için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya kelimeler yetmez.  Şu anda tek konuşulması gereken birlik, beraberlik. En ufacık bir ayrıştırmaya gerek yok. Karşı taraf nasıl birleşme yapıyor, kendini kenetliyor. Bunları görerek, başkalarının ekmeğine yağ sürme durumuna gelmek bence en basit anlamda bu ülkeye hizmet etmek değil, bir de etik değil bana göre.

Genel seçimlere girmemişler. Genel seçimlerde neden yoktunuz? Bunlara gerek yok. DSP de değerleri olarak, anlayışı olarak sosyal demokrat bir parti. Çizgimiz aşağı yukarı benzer. Birlik beraberliği hem söylemlerle hem de icraatlarla ortaya koyma zamanı. Hep beraber ülkeyi bu kaostan kurtarmamız lazım. Eğer kurtaramazsak, sorumluluğu bu konuşmaları yapanlar üzerine almış olur. Bu da hiç hoş şeyler olmaz, Türkiye açısından.

DSP Genel Başkanı bu söylediklerinize inanmıyor olacak ki Millet İttifakı’nı da eleştirdi. Hatta “sebze çorbası” tabirini kullandı…

O sayın Genel Başkanın kendi düşüncesidir, yine saygı gösterilmesi gerekir. Buradaki amacımız çağdaş, aydınlık bir Türkiye’yi ortaya çıkarmak. Atatürk ilke ve değerlerine bağlı, cumhuriyete sevdalı ve bu tek adam rejimini ortadan kaldırıp, parlamenter rejime dönmek için birlik beraberlik yapmak zorundayız. Kim ne derse desin. Millet İttifakı olarak tam bir uyum içerisindeyiz. Adaylığı çekilen bir kişi olarak söylüyorum, hiçbir sorunumuz yok. İlk başta sorunlar oldu tabii, kolay değil. Başka illerde de İYİ Parti’nin adayı yok. Bu gayet doğal. Vatan millet olunca kişisel konuları bir kenara bırakıp, tamamen ülkeyi düşünmek lazım. Ülkeyi düşünmek için de aşırı derecede bir birlik beraberliğe ihtiyacımız var.