Dr. Yeşim Demir yazdı: “Fransa Ermenileri kullanmaktan çekinmiyor”

KENDİ TARİHİNİ UNUTAN FRANSA ERMENİLERİ KULLANMAKTAN ÇEKİNMİYOR

Dr. Yeşim DEMİR

Ermeni sorunu, Türk dış politikasına etki eden başlıca gündem maddeleri arasında güncelliğini hala korumaktadır. Hemen her yıl 24 Nisan yaklaştıkça x ülkenin devlet başkanı 1915’i soykırım olarak tanıdı, ya da x ülkenin parlamentosundan Ermeni Soykırımı tasarısı geçti şeklinde haberler görüyoruz ve ülke olarak stres yaşıyoruz.

“Ermeni Devleti hayaline destek”

Ermenilerin soykırıma uğradıkları yönündeki iddialar birçok devlet gibi Fransa tarafından da desteklenmektedir. Fransa’nın, Osmanlı İmparatorluğu’nda “Millet-i Sadıka” olarak nitelendirilen Ermenilere olan ilgisi yeni değildir hatta tarihsel bir geçmişi vardır. Osmanlı İmparatorluğu içinde 1890-1896 yılları arasında önemli isyanlar (Erzurum, Zeytun, Van) çıkaran Ermenileri desteklemek için Fransa dahil bir çok devlet Avrupa’da dayanışma örgütleri kurmuştu. Fransa’da kurulan komite çalışmaları ile bir kaç yıl içinde de büyük bir Ermeni lobisi kurulmuştu. Ancak Fransızlar, Ermenilerin o dönemdeki idealleri olan bir Ermeni Devleti kurulması yönünde destek vermemişler kendi çıkarları doğrultusunda onları bugün olduğu gibi geçmişte de kullanmışlardır.

1. Dünya Savaşı sonunda Fransızlar Suriye’yi ele geçirmiş ve Suriye’ye tehcir edilen Ermeniler silahlandırılarak Güneydoğu Anadolu’yu işgal etmiş ve birlikte halka zulmetmişlerdi. Kurtuluş Savaşı döneminde önce Ankara Anlaşması ile Güneydoğu Anadolu’yu terk eden Fransızlar, 1950 yılında da Suriye’den çekilmeleriyle birlikte Ermenileri de Fransa’ya götürmüşlerdi.

Görüldüğü üzere bu yol arkadaşlığı sonucu her seçim döneminde yaklaşık 500 bin Ermeni’nin oyunu almak için soykırım yasa tasarısı gündeme getirilmektedir. Buna karşın Fransa’nın 1954-1962 yılları arasında Cezayir ve Ruanda’da yapmış olduğu soykırım ise dillendirilmemektedir. Fransa’nın her seçim öncesi “Ermeni Soykırımını İnkâr Edenlerin Cezalandırılması Yasası”nı gündeme getirirken neden acaba Fransa’nın yakın tarihte adı geçen ülkelerde yaptıklarını inkâr edenlerin cezalandırılması gibi bir yasa teklifi yoktur…

“Türkler, Ermenilerden daha fazla katliam kurbanı olmuştur”

Fransa Ermeni soykırım iddialarını canlı tutmak için ilköğretim ve lise kitaplarında bu konuyu işlemektedir. Her ne kadar devlet politikası bu yönde olsa da gerçekleri yansıtan eserlerde ortaya konmaktadır. Fransız yazar Yves Benard, 2017 yılında çıkardığı “Türk-Ermeni Görüş Ayrılığına Yeni Bir Bakış” adlı kitabında soykırım yoktur, iki taraf için katliam vardır. Aslında Türkler, Ermenilerden daha fazla katliam kurbanı olmuştur şeklinde ifadeler kullanmıştır.

Ortada bir soykırım olmadığı çok net olmakla birlikte böyle bir soykırımın olmadığına dair birçok belgenin bu iddiaları ortaya atan ABD, Fransa ve Ermenistan arşivlerinden çıktığı gerçeği de göz önünde bulundurulmalıdır.

“Macron’un iç politikadaki sıkıntıları azaltma çabası…”

Fransa son dönemde gelişen süreçte 2018 Kasım ayından beri devam eden Sarı Yeleklilerin protestolarına karşılık olarak 26 Mayıs’ta referanduma gitmeye hazırlanıyor. Bu aşamada, geçmişte Fransa Cumhurbaşkanı Emmanual Macron’un seçim kampanya vaatlerinden biri olan 1915 olaylarının yıldönümü 24 Nisan’ı “Ermeni soykırımını anma günü” ilan ettiği skandal açıklaması da hatıra getirilerek, göreve başladığı 2017’den bugüne popülaritesi oldukça azalan ve eleştiri oklarının hedefinde bulunan Macron’un aslında mesnetsiz olan böyle bir politikaya tekrar sarılmak suretiyle iç politikada yaşadığı sıkıntıları bir nebze de olsa azaltma çabasına giriştiği düşünülebilir. Nitekim dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de Sarı Yeleklikleri örgütleyen kişilerden birinin Ermeni Diasporasından ve Ermenistan’daki Kadife Devrimi destekleyen Hayk Shahinyan isimli kişi olduğudur. Bilindiği üzere bu kişi aynı zamanda Fransa’daki Ermeni Diasporasının yeniden düzenlenmesini ve etkisinin artırılmasını talep etmiş bulunmaktadır. Diğer yandan yine aynı tarihte Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri söz konusu olduğu için böyle bir açıklamanın politik olduğu da söylenebilir.