O isimler yaşananları anlattı!

Rahim Cevadbeyli artık serbest ancak AKP Hükümetinin  Türk milleti için mücadele eden bir Türk aydınına, Suriyeli sığınmacılara gösterdiği misafirperverliğin yakınından geçmeyecek utanç verici muamele ile göz göre göre ölüme gönderme girişimi, kara bir leke olarak tarihte yer aldı. Cevadbeyli'nin yaşadığı süreci yakinen takip eden ve serbest bırakılması için büyük bir çaba gösteren Milli Düşünce Merkezi Yönetim Kurulu Üyeleri Hakan Paksoy ve Prof. Dr. İskender Öksüz Haberayyıldız’ın konuya ilişkin sorularını cevapladı.

Azerbaycan asıllı, pek çok değerli akademik ve fikri çalışmaya imza atmış olan bir Türk milliyetçisi Rahim Cavadbeyli 6 ay süren gözaltı sürecinin sonunda geçtiğimiz cuma günü serbest bırakıldı. Cevadbeyli, Tebriz’li Türklerin sorunlarını dile getirdiği için İran’dan ayrılmak zorunda kalmış ve 4 yıl önce Türkiye’ye gelerek akademik çalışmalarına ülkemizde devam etmişti.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Konseyi gözetiminde yaşamına Türkiye’de devam ederken, AKP Hükümeti yetkilileri tarafından aniden gözaltına alınarak idam cezası ile yargılandığı İran’a iade edilmek üzere önce Van sonra Adana İade Merkezlerine gönderilmişti. Hukuk dışı bir şekilde gözaltında tutulan ve akıl almaz bir muameleyle karşı karşıya kalan değerli Türkçü aydın  Rahim Cavadbeyli, bu süreçte de mücadele etmekten vazgeçmedi. Cavadbeyli’nin başlattığı hukuk mücadelesine İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve İYİ Parti Milletvekilleri başta olmak üzere, Türk milliyetçisi camianın önde gelen isimleri ve sivil toplum örgütleri büyük bir destek verdi.

Rahim Cavadbeyli bugün serbest ancak AKP Hükümetinin  Türk milleti için mücadele eden bir Türk aydınına, Suriyeli sığınmacılara gösterdiği misafirperverliğin yakınından geçmeyecek utanç verici muamele ile göz göre göre ölüme gönderme girişimi, kara bir leke olarak tarihte yer aldı. Süreci yakinen takip eden ve Cavadbeyli’nin serbest bırakılması için büyük bir çaba gösteren Milli Düşünce Merkezi Yönetim Kurulu Üyeleri Hakan Paksoy ve Prof. Dr. İskender Öksüz Haberayyıldız’ın konuya ilişkin sorularını cevapladı.

Cavadbeyli uzun zaman sonra özgürlüğüne kavuştu, ilk olarak konuyla alakalı görüşlerinizi alabilir miyiz?

Bu gelişme bizi çok ama çok sevindirdi. Türk dünyası için önemli çalışmalar yapan değerli bir kardeşimizin hürriyetine kavuşması mutlu etti.
Ülkemizde mülteci olarak bulunan Tebrizli değerli Türkçü Rahim Cavadbeyli, 2 Ağustos 2018’den bu yana yanlış ve hukuksuz bir kararla, Anayasa Mahkemesi Kararına rağmen, iade edilmek üzere önce Van sonra da Adana Geri Gönderme Merkezinde tutuluyordu.
BM Mülteci statüsünü taşıyan Cavadbeyli’ni, aslında kendi öz vatanı olan Türkiye’de hiçbir sıkıntı olmadan yaşaması gerekirdi. Ancak dünyanın her tarafından yasadışı şekilde gelenlere gösterilen misafirperverlik Cavadbeyli’den esirgendi. Irak ve Suriye Türklerinden de esirgenen bu ilgi, bize davranışın Türk kimliğine karşı olduğunu düşündürmektedir.

-Cavadbeyli’yle görüşme fırsatınız oldu mu, onun düşünceleri nelerdir ve sağlık durumu hakkında bilginiz var mı?

Telefonla görüştük. Sesi çok iyi geliyordu. Daha önce Van Geri Gönderme Merkezine giden arkadaşlarımızın anlattıkları, sağlık durumunun sıkıntılı olduğu yönündeydi. Mide kanaması geçirmiş, bulaşıcı enfeksiyon riski ile karşı karşıya kalmıştı. Adana’ya nakli şartlarını biraz daha iyi bir hale getirmişti. Mahkeme Kararından hemen sonra Adana’dan gelen fotoğraflar zayıflamış olduğunu fakat genel olarak iyi olduğunu gösteriyor. Ancak Cavadbeyli için en önemli önceliğin, bütün Türkçülerde olduğu gibi, hürriyet olduğunu biliyoruz. Sonrasında ise Türk dünyası için çalışmalarına geri dönmek. Dolayısıyla kısa zamanda kendini toparlayıp çalışmalarına kaldığı yerden devam edecektir.

– Tutukluk sürecinde MDM’nin olağanüstü çalışmalarını ve İYİ Parti’nin verdiği siyasal desteği biliyoruz. Sizce bunların hükümet üzerinde bir baskı yaratması, kamuoyu oluşturması etkili oldu mu? Cavadbeyli’nin serbest bırakılması kararını nasıl okumalıyız?

Rahim Bey için bütün milliyetçi camia olağanüstü çalıştı. Bu süreçte çok önemli bir sınav verildi. Bu kararı, verilen bu gayret sağladı. İYİ Parti de hem inandığını yaptı hem de hakkın sahibine tesliminin sağlanmasına yardımcı oldu. Meclis kürsüsünde İYİ Parti milletvekillerinin gündeme getirmeleri, Yeniçağ ile son zamanlarda kendini göstermeye başlayan Millî Devlet gazeteleri internet medyasında çok sık yer alması önemli bir kamuoyu desteğini oluşturdu.
Bu sonucu iki açıdan değerlendirebiliriz. Birincisi Türk milliyetçiliği camiasının bir araya gelerek kamuoyunun dikkatinin çekilmesidir. Kamuoyunun hassasiyeti, dünyanın neresinden olursa olsun bir Türk’ün, Türkiye’nin kendi vatanı olarak görülmesini bize hatırlattı
İkincisi de yargı üzerinde büyük tartışmaların yaşandığı bir dönemde, mahkemelerin hayatımızdaki önemine dikkat çekmektedir. Hak sahibinin hukukunun korunmasının maşeri vicdandaki karşılığını ne olduğunu gösteriyor.

– Cavadbeyli davası Güney Azerbaycan’daki mücadele için nasıl bir anlam ifade ediyor?

Türkiye kamuoyunun gündemine fazla getirilmese de binlerce Tebrizli Türk yürüyüşler düzenledi. “Azebaycan var olsun, Rahim Bey azad olsun” sloganlarıyla yürüyüşler düzenlendi, statlar inledi.
Rahim Cavadbeyli, önemli çalışmaları olan değerli bir aydın. Kürtlerin Kökeni isimli kitabı yayınlandı. Son zamanlarda İran tarihi üzerine çok geniş arşiv taraması yapmış, bilgi ve belge toplamıştı. Yeniden bilimsel çalışmalarına başlayıp, Gazi Üniversitesinde uluslararası ilişkiler alanındaki yüksek lisans eğitimini tamamlayacak ve Türk Dünyasına hizmetine kaldığı yerden devam edecektir.

– Son olarak Güney Azerbaycan Türklüğünün mücadelesi için söylemek istedikleriniz…

Güney Azerbaycan ya da İran Türklüğü birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Doğu Türklüğü ile Batı Türklüğü arasındaki köprü görevini görecek güce erişmelidir. Bunun en önemli ve birinci şartı, aralarındaki birliğin, ortak aklın en üst düzeyde oluşturulmasıdır. Yürekler birlikte vurdukça, sesler aynı çıktıkça bu gücün karşısında durabilecek bent olamaz. Tıpkı bir köprünün üzerinde uygun adımla yürümek gibidir. Aynı anda atılacak adımlar rezonansa sebep olur. Bu rezonans da köprüyü yıkılmaya kadar götürecek bir husustur. Dolayısıyla İran devletini bin yıl yöneten Türkler yeniden güç sahibi haline gelecek fikir birliğini tesis etmelidir.